Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/7488 E. 2024/11383 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7488
Karar No
2024/11383
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/170 E., 2015/139 K. SUÇ : 5607 Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, malen sorumlu ... ve sanık ...'in gıyabında verilen kararın, bilinen en son adresleri olan ve yargılama aşamasında bildirilen adreslerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi hükmüne uygun olarak tebliğ edilmesi, bu adreslere çıkartılacak tebligatın bila-tebliğ edilmesi halinde ise 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS adreslerine tebligat yapılması gerekirken, doğrudan MERNİS adreslerine tebliğ edilmesi usulsüz olduğundan, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'in temyiz istemi, maddi imkansızlıklardan dolayı bu işe kalkıştığına, hakkında verilen hapis ve adlî para cezasının çok ağır olduğuna, adil yargılanma hakkı tanınmadığına, zararın çok yüksek hesaplandığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık ...'ın temyiz istemi, dava konusu sigaraların diğer sanık ...'e ait olduğuna, araca gezmek amacıyla bindiğine, sigaralardan haberinin olmadığına, açıklanan nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 3. Malen sorumlu ...'in temyiz istemi, .... plakalı aracın kendisine ait olduğuna, bilgisi dışında suçta kullanıldığına, aracın müsadere edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, müsadere kararından dolayı mağdur olduğuna, müsadere kararının bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Malen sorumlu ...'in temyiz isteminin nakil aracının müsaderesi ile sınırı olduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır. Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 04.03.2014 tarihinde saat 16.20 sıralarında Doğubayazıt Sulh Ceza Mahkemesinin 27.02.2014 tarihli ve 2014/253 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan yol emniyet ve kontrol devriyesi esnasında, .... plaka sayılı araç arama noktasında yapılan uyarı ve dur ihtarlarına uymayarak kaçmış, lastikleri patlatılmak suretiyle durdurulmuş, aracın sanık ...'in sevk ve idaresinde olduğu, yanında sanık ...'ın bulunduğu görülmüş, araçta yapılan aramada toplam 1360 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Sanık ... aşamalarda araçta ele geçen sigaralarla bir ilgisinin bulunmadığını, arkadaşı olan diğer sanık ...'in kendisini gezmek için çağırdığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş, sanık ... ise aşamalarda atılı suçu kabul ve ikrar etmiştir. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar ve malen sorumlunun aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir. 2. 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü 2014/140 - 2015/85 sayılı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin bazı fıkralarında yer alan hükümlerin iptaline dair kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 3. Malen sorumlu ...'in duruşmadan haberdar edilerek dinlenilmesinin ardından davaya katılma hakkı tanınarak iyiniyetli üçüncü kişi durumunda olup olmadığının tespit edilerek, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığı değerlendirildikten sonra hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile nakil aracının müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar ... ve ... ile malen sorumlu ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/7488, K. 2024/11383, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-7488-e-2024-11383-k-a7c416114dab