Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/7410 E. 2024/11321 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7410
Karar No
2024/11321
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/920 E., 2015/7 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin münhasıran iade edilen araca yönelik temyizde bulunduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; suç kastı bulunmadığına, kararda gerekçe bulunmadığına, kamu zararının tarafına bildirilmemiş olmasına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 3.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; suçla ilgisi olmadığına ilişkindir. II. GEREKÇE Rutin yol kontrolleri sırasında, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki, sanık ...'ın yolcusu olduğu otomobilde önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın arka koltuk ve bagajından muhtelif markalarda 820 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmasında; üzerine atılı suçu ikrar etmiştir. Sanık ... savunmasında; suçlamayı kabul etmemiştir. 1.Suçtan doğrudan zarar gören Gümrük İdaresine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 234/1-(b) maddesi gereği davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması, 2.Aramaya dayanak teşkil ettiği belirtilen Mahkeme kararının denetime imkan verecek şekilde dosyaya celbedilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanıkların eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son maddesi delâletiyle anılan Kanun'un 3/5, 3/10. maddeleri kapsamında bulunduğu; Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son maddesi delâletiyle 3/5, 3/10, 3/23, 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukukî durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 4.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 5.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası Gümrük İdaresine düzenlettirilmeden hüküm kurulması, 6.Suça konu kaçak sigaraların müsaderesi konusunda iddianamede talep bulunmadığı anlaşıldığından sanıklara müsaderesi konusunda ek savunma hakkı tanınmaksızın sigaraların müsaderesine karar verilmesi, 7.Suç konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken imha edilerek tasfiyesi suretiyle müsaderesine karar verilmesi, III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/7410, K. 2024/11321, T. 10.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-7410-e-2024-11321-k-e9357af13e00