Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4808 E. 2024/9361 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4808
- Karar No
- 2024/9361
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/139 E., 2016/385 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, verilen kararı temyiz etme iradesine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 31.12.2015 tarihinde ... Büfe isimli iş yerinde kaçak içki satışı yapıldığına dair edinilen bilgiler üzerine, Antalya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/5746 Değişik İş sayılı adli arama kararına istinaden kolluk kuvvetlerinin iş yerine gittikleri ve iş yeri sahibi olan sanığa iş yerinde kaçak içki bulunup bulunmadığının sorulduğu, sanığın da kaçak içki bulunmadığını, ancak Kıbrıs'tan gelen tanesini 50,00 TL'den aldığı 5 adet 700ml ....Viski olduğunu beyan ederek kasanın arkasında bulunan rafların arkasındaki bölmeden beyaz renkli poşet içinde gazete kağıdına sarılı bandrolsüz içki şişelerini gösterdiği olayda, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet ve bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanık savunmasında, ele geçen içkileri içmek için aldığını beyan etmiştir. Türk Akreditasyon Kurumu Antalya Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü'nün 14.01.2016 tarihli raporunda, ele geçen içkilerin sınır değerlere uygun olmadığı tespit edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümle delaletiyle anılan Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri gereği sanık hakkında hüküm kurulması gerekirken, mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollamasıyla 3/5-3/10. maddeleri gereği hüküm kurulması, 2.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiç bir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasını mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 4.Ele geçen kaçak içkilerin 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.