Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4611 E. 2023/8971 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4611
- Karar No
- 2023/8971
- Karar Tarihi
NCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/21 E., 2016/407 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2016/21 Esas, 2016/407 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca 10 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesi şartları oluşmadığı halde uygulanması ve sanıklar hakkında hüküm kurulurken 5607 sayılı Kanun'u 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uygulanmadan eksik ceza tayin edilmesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık ... temyiz sebepleri; kararın hukuka aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.15.07.2015 tarihinde sanıklar ... ve ...'in Cilvegözü gümrük sahasına giriş yapmak için Ara Bölge Kapı ve Bagaj x-Rayın bulunduğu alana pasaportları ile birlikte geldikleri ve yapılan kontrol esnasında sanık ...'in pantolon paçası ve ceplerinde 4 adet cep telefonu, çantasında 4 adet cep telefonu ile 16 adet kulaklık, 17 adet telefon bataryası, 13 adet adaptör bulunmuş, sanık ...'nin ise çantasında 2 adet cep telefonu yakalanmıştır. 2.Dosya arasında mevcut 30.05.2015 tarihli olay tutanağında sanıkların ele geçirilen eşyaları rıza ile teslim ettikleri anlaşılmıştır. 3.Dosya arasında mevcut 25.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda ele geçirilen telefonların Türkiye'de kayıtlı olmadığı ve ele geçirilen eşyaların kaçak olduğu hususunda görüş bildirilmiştir. 4.Gümrük İdaresince hazırlanan ... varakasında ele geçirilen etlerin CIF kıymetinin 5.470,00 TL ve gümrüklenmiş değerin 8.264,44 TL olarak belirlenmiştir. 5.Sanık ... savunmasında; iki adet cep telefonundan bir tanesinin eşine ait olduğunu, kapandığı için açtırmak için yurt dışına çıktığını, diğerini kızına hediye etmek maksadıyla aldığını, sanık ...'i tanımadığını, sadece gümrük kapısında birlikte denk geldiğini beyan etmiştir. 6.Sanık ... savunmasında; cep telefonlarını ve diğer eşyaları Türkiye'deki arkadaşlarına hediye etmek için aldığını, sanık ... tanımadığını, gümrük kapısında birlikte denk geldiğini beyan etmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'u 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca eşyayı gümrük rejimine tabi tutulmadan ülkeye soktukları gerekçesiyle cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de; dosya arasında bulunan 30.05.2015 tarihli olay yakalama tutanağında sanık ...'nin çantasında iki adet cep telefonu yakalandığı, sanığın savunmasında diğer sanığı tanımadığını ve telefonlardan bir tanesinin eşinin olduğunu, diğerini kızına hediye etmek için sıfır aldığını beyan ettiği, diğer sanık ...'in de aşamalarda sanığı tanımadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında her iki sanığın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı, sanıkların aynı zamanda gümrük kapısına gelmelerinin iştirak iradesi içerisinde hareket ettiklerinin kabulü için yeterli olmayacağı anlaşılmıştır. 2.Bu durumda sanık ...'ninden 2 adet cep telefonu ele geçirildiği, cep telefonlarının sanığın çantasında bulunduğu ve herhangi bir gizlemeye yönelik tertibatın olduğuna ilişkin tespitte bulunulmadığı da dikkate alındığında; sanığın beyanlarında telefonları kişisel kullanım maksadıyla bir tanesinin eşine ait olduğu ve diğerini kızına hediye etmek maksadıyla yanında bulundurduğu şeklindeki savunmasının itibar edilebilir nitelikte bulunduğu ve sanığın telefonları ithal etme iradesinin bulunmadığı, yolcu beraberinde getirilen eşya niteliğinde olup kişisel kullanım amacıyla bulundurduğu anlaşılmıştır. Aynı zamanda olay yakalama tutanağında sanığın gümrük kapısı ara bölgesinde yapılan kontrollerde telefonların ele geçirildiği ve sanığa bildirim imkanı tanındığına ilişkin bir tespitinde yapılmadığı göz önüne alındığında sanığın üzerine atılı 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen eşyanın gümrük rejimine tabi tutulmadan ülkeye sokulması suçunun unsurlarının oluşmadığı ve sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabet bulunmamıştır. 3.Sanık ... hakkında ise; 15.07.2015 tarihli olay tutanağından sanığın Cilvegözü gümrük sahasına giriş yapmak için Ara Bölge Kapı ve Bagaj x-Rayın bulunduğu alana pasaportu ile geldiği ve yapılan kontrol esnasında sanık ...'in pantolon paçası ve ceplerinde 4 adet cep telefonu, çantasında 4 adet cep telefonu ile 16 adet kulaklık, 17 adet telefon bataryası, 13 adet adaptör ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; henüz gümrük sahasından geçmeyen sanığa beyanda bulunma imkanının tanınmaması nedeniyle suçun icra hareketlerinin gerçekleşmediği anlaşılmakla, yasal unsurları oluşmayan suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2016/21 Esas, 2016/407 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'nin ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.