Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4501 E. 2025/6055 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4501
- Karar No
- 2025/6055
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/399 E., 2016/637 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar ... ve ... hakkında beraat, Sanık ... hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Beraat Hükümlerine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle sanıklar ... ve ... hakkındaki beraat hükümlerinin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II- Sanık ...'un Temyiz İstemi Yönünden Olayların oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanığın tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunduğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmaması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak; 1. Suç tarihleri ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eylemlerinin 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesinin son cümlesi delaleti ile anılan Kanun'un 3. maddesinin 5 ve 10. fıkraları kapsamında kaldığı gözetilerek, sanığa ek savunma hakkı tanınarak anılan maddeler uyarınca cezalandırılması yerine, yazılı şekilde temel cezanın belirlenmesi, 2. Olay tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında 10.05.2016 ve 13.05.2016 suç tarihli eylemlerinin zincirleme suç kapsamında kabul edilmesi gerektiği halde, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, 3. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 4. Olay tutanaklarına göre 10.05.2016, 13.05.2016 suç tarihleri olduğu halde, gerekçeli karar başlığında yalnızca 10.05.2016 olarak gösterilmesi, 5. Sanık hakkında adli para cezası yönünden neticeten "4 gün karşılığı 80,00 TL adli para cezasına" hükmedildiği halde, hükmün (5) numaralı bendinde "800,00 TL" denilerek hükümde karışıklığa neden olunması, 6. Suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son cümlesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.