Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4376 E. 2025/6536 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4376
- Karar No
- 2025/6536
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/ 402 E., 2016/336 K. ... SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜMLER 3.Sanık ... hakkında birleşen 2015/516 Esas sayılı 4.Sanık ... hakkında birleşen 2015/516 Esas sayılı suçundan mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık ... müdafi, sanık ... ... müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin sanıklar ..., ... ve ... ... hakkında verilen beraat hükümleri ile sınırlandırılmış olduğu görülerek yapılan incelemede; I. Sanıklar ... ve ... ... Hakkında 03.02.2014 Tarihli Kaçakçılık Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükümleri, Sanıklar ... ve ... Hakkında Kaçakçılık Suçundan Verilen Beraat Hükümleri ile Sanık ... Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanmak Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, mahkûmiyet kararının verildiği 17.05.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili, sanık ... müdafi ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, II. Sanık ... Hakkında Birleşen 2015/516 Esas Sayılı Dosyada 13.01.2014 Tarihli Kaçakçılık Suçundan Verilen Beraat Hükmü Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66/1-e bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 08.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, iddianame ile müsaderesi talep edilen dava konusu eşyalar hakkında Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/179 Esas, 2015/182 Karar sayılı kararı ile verilen iade kararının temyiz incelemesinden geçerek onanmakla kesinleştiği anlaşıldığından bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, III. 03.02.2014 Tarihli Eylem Nedeniyle Müsaderesi Talep Edilen Eşyalar Yönünden İse; Sanık ...'ın dava konusu eşyaları faturalı olarak satın aldığını beyan etmesi ve sanıklar tarafından dosyaya birçok firma tarafından düzenlenmiş faturalar sunulması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından, öncelikle faturayı düzenleyen firma sahipleri dinlenilerek faturanın kendileri tarafından düzenlendiğinin kabulü halinde faturalar ve sunulacak diğer faturaların ilgili firmaların defterlerinde kayıtlı olup olmadığının, olayda yakalanan eşyalarla uygunluk arz edip etmediğinin tespiti ile ithale kadar inilmek suretiyle zincirleme menşei araştırmasının tamamlanması, ilgili Gümrük İdaresinden gümrük giriş beyannameleri tüm ekleriyle birlikte getirtilip, dava konusu tüm belgeler konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek cins, miktar, menşei ve sair özellikleri itibarıyla ayniyet tespiti yaptırılması ve sonucuna göre dava konusu eşyalarla ilgili karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekili, sanık ... müdafi ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.05.2025 tarihinde karar verildi.