Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/3889 E. 2023/7252 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3889
- Karar No
- 2023/7252
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/2048 E., 2016/157 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının TEMYİZ EDENLER : Gümrük İdaresi vekili, sanık müdafii Gümrük İdaresi vekilinin temyizi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmayan Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği reddinin gerektiği, Sanık müdafiinin temyizi yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2012/2048 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasınınn Düzenlemesine Dair Kanuna(4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 51 inci ve 52 nci maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ... hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ele geçen kaçak eşyanın müsaderesine, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi uyarınca 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan ise ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin süre tutum dilekçesi sunmakla yetindiği, gerekçeli kararın tarafına usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. III. OLAY VE OLGULAR 1. ...'da bulunan ... yerlerinde kaçak sigara ve içki satışı yapıldığına dair güvenlik güçlerine gelen ihbarlar üzerine, mahkemeden alınan arama kararı ile 28.10.2011 tarihinde sanığın kiralayanı olduğu ... yerinde toplam 327 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. 2.Sanık savunmasında atılı suçu inkar etmiştir. 3.Tanık beyanları dosyada mevcuttur. 4.Kira sözleşmeleri dosyada mevcuttur. 5.16.10.2014 tarihli araştırma ve tespit tutanağı içeriğine göre, suça konu sigaraların yakalandığı ... yerinin hali hazırda boş olduğu, han sorumlusu beyanına göre ... tarafından 01.01.2010 tarihinde iki yıl süre ile kiralandığı,28.10.2011 tarihli polis operasyonu sonrası ... yeri sahibinin ... isimli şahsı ... yerinden çıkarttığı ve bu tarihten sonra ... yerinin kimseye kira verilmediği belirtilmiştir. 6.21.04.2016 tarihli kolluk tutanaklarında, suça konu ... yerinin kira sözleşmesinde yazılı kiraya veren Mehmet ..., ... ... ve ... isimli şahısların bulunamadıkları tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen, davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden ... 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/1397 değişik ... sayılı arama kararı ile ... Mahallesi ... sokak No:14 ... adresinde bulunan ...'da (... Pazarı'nda) yer alan dükkanlarda arama yapıldığı, arama gününden önce sözü edilen handa yaşanan kavga olayı nedeni ile dükkanların kapalı olduğu, kapıların çilingir marifeti ile açtırıldığı, sanık ... adına kiralanan 24 nolu dükkanda 327 karton kaçak sigara ele geçirildiği, sanığın kira sözleşmesini kendisinin imzaladığını, ancak ele geçen malzemelerin kendisine ait olmadığını savunduğu olayda, anılan işyerine ilişkin kira sözleşmesinde kiralayan sıfatıyla isimleri bulunan ... ve ...ile ... Topraksever'in duruşmaya çağırılarak suç tarihinde arama yapılan dükkanın fiilen kim tarafından kullanıldığının sorulması, sanık ile yüzleştirilerek ya da sanığın fotoğraflarının gösterilmek suretiyle sözkonu işyerini kiralayan şahsın, sanık olup olmadığının teşhisi yaptırılarak bu şahısların beyanlarının tespit edilmesi ve kira bedellerinin ne şekilde ödendiğinin mali kayıtların araştırılması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre ise; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği de gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği mahkemesince sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla, suçun sübutu halinde eylemin 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına temas edeceği gözetilmeden, aynı eylem ikiye bölünerek 4733 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan mahkûmiyet, 5607 sayılı Kanun yönünden ise ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2012/2048 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2012/2048 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.