Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/3766 E. 2025/1807 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3766
- Karar No
- 2025/1807
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/481 E., 2016/331 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, Uyap'tan yapılan kontrolde, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz dilekçesini elektronik imza ile imzaladığı tarih ve havale tarihi nazara alınarak temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan Gümrük İdaresi vekilinin münhasıran ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz isteminde bulunduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin, Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanık ...'un aracını temyiz dışı ...'un tır parkında bulunan iş yeri önüne park ettiği ve sonrasında ...'un iş yerinde bulunan tanktan bidonlara akaryakıt tabancası ile akaryakıt aktardığının görülmesi üzerine Mahkeme kararına istinaden yapılan arama neticesinde tanktan Tübitak-Mam analiz raporuna göre solvent ve yağ karışımı ele geçirildiği anlaşıldığından sanık ...'a atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/12. maddesi kapsamında bulunduğu, sanık ...'nun eylemine sanık ...'un iştirak etmediği nazara alınarak; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 04.02.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, DÜŞMESİNE, II. Sanık ...'nun Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın Tübitak-Mam analiz raporuna göre ulusal markeri geçerli olmayan motorin olması, miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup yapılan temyiz incelemesinde; 1.Dava konusu akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğu anlaşıldığından, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11-son maddesinde belirtilen "... Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.” amir hükmü dikkate alınarak sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi delaletiyle 3/5 ve 3/10. maddeleri değerlendirilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden doğrudan 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur. 2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 3.Sanık ...'ndan ele geçirilen kaçak akaryakıt miktarı esas alınarak Gümrük İdaresi'den kaçak eşyaya mahsus tespit varakası düzenlettirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4.Sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.02.2025 tarihinde karar verildi.