Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/3551 E. 2024/8536 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3551
- Karar No
- 2024/8536
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/887 E., 2016/395 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat, iade TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE A.Sanık Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden Nakil aracının müsaderesi hususunda iddianamede talep olmadığı gibi mahkemece bu hususta karar verilmediği gözetilerek katılan vekilinin nakil aracına yönelik temyizi inceleme dışı bırakılarak yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, 23.12.2015 tarihli savunma tarihinden itibaren 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihine kadar tamamlanmış olduğu anlaşılmıştır. B.Suça Konu Eşyanın İadesi Kararı Yönünden Sanığın olay günü sevk ve idaresindeki 31 L... plaka sayılı araç ile Suriye'den Türkiye'ye giriş yapmak üzere Cilvegözü Gümrük Müdürlüğüne geldiğinde, gümrük memurlarınca yapılan kontrolde söz konusu aracın şöför mahalli yolcu koltuğunun alt kısmında gizlenmiş vaziyette altı adet araç içi telsiz, bağlantı kabloları ve mikrofonlar ele geçirilmiş olup, sanığın savunmasında çalıştığı firmanın sürekli olarak telsiz ihracatı yaptığını, yakalanan telsizlerin ise daha önce gümrük beyannamesi vererek çıkışını yaptığı ancak alıcı firma tarafından arızalı çıkması nedeniyle iade edilen eşyalar olduğunu beyan etmesi karşısında, Gümrük İdaresinden sanığın olay tarihinden önceki yurttan çıkış ve girişlerine dair kayıtların temini, sanığın yurttan çıkarken beyan etmiş olduğu tüm eşya ve buna dair belgelerin dosyasına konulması, bu belgelerin sanık müdafiinin 02.09.2015 tarihli dilekçesi ekindeki beyanname ve faturalar ile karşılaştırılması suretiyle ele geçirilen eşyanın hangi tarihte, hangi beyanname ve ibraz edilen fatura ile yurttan çıktığının tespiti sonucunda suça konu eşyanın müsadere talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, Gümrük mevzuatı konusunda uzman olmayan "bilgisayar programcısı" bilirkişinin raporuna itibar edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde iade kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR A. Sanık Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B.Suça Konu Eşyanın İadesi Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA 09.10.2024 tarihinde karar verildi.