Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/31629 E. 2024/9565 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/31629
- Karar No
- 2024/9565
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/469 E., 2021/429 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; mahkeme tarafından alt sınırdan hapis ve adlî para cezasına hükmedilmemesine, hapis cezasının ertelenmemesine, hükmedilen adlî para cezasını ödeme gücünün bulunmaması ve re'sen nedenler ile hükmün bozularak verilen hapis ve adlî para cezasının ertelenmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın 09.04.2015 tarihinde 255 paket ve 12.04.2015 tarihinde ise 200 paket gümrük kaçağı sigarayı satarken suçüstü yakalandığı ve hakkında ayrı kamu davaları açılarak birleştirildiği anlaşılmıştır. Sanığın her iki dosya yönünden 7242 sayılı Kanun değişikliği nedeniyle dosyanın iadesi öncesi üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği, dosyanın kanun gereği iadesi sonrası ise; ele geçen sigaraları içmek için aldığını beyan ettiği görülmüştür. Dosyada ana ve birleşen dosya yönünden ayrı ayrı düzenlenen bilirkişi raporlarında belirtilen gümrüklenmiş değerlerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu tespit edilmiştir. Sanığın gümrük kaçağı sigara satarken suç üstü yakalanması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanık hakkında asgari hadden ayrılarak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.