Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/31430 E. 2025/6319 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/31430
Karar No
2025/6319
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/239 E., 2016/275 K. ŞİKÂYETÇİ : Maliye Hazinesi, Mal Müdürlüğü SUÇTAN ZARAR GÖREN : Gümrük İdaresi SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, müsadere TEMYİZ EDENLER : Suçtan zarar gören vekili, şikâyetçi Mal Müdürlüğü vekili, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanıkların eylemlerinin ayrıca iddianame içeriğine göre, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/14 ve 4/8. maddeleri kapsamında kaldığı hususta mahallinde her zaman hüküm kurulabileceği gözetilerek, Şikâyetçi Mal Müdürlüğü vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Mal Müdürlüğünün davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Gümrük İdaresi vekilinin 29.11.2013 tarihli katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü katılma talebinin kabulü ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesi uyarınca anılan kurumun davaya katılmasına karar verilerek; sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Şikâyetçi Mal Müdürlüğü Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Mal Müdürlüğünün 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Mal Müdürlüğü vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkındaki Beraat Hükmüne İlişkin Olarak Katılan Gümrük İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin yalnızca suça sürüklenen çocuk hakkındaki beraat hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; Tüm dosya kapsamına göre, 14.04.2013 günü ruhsatlı ve lisanslı akaryakıt işi ile iştigal eden ... petrol adlı akaryakıt istasyonunda, polis memurları ve EPDK görevlileri tarafından yapılan inceleme sırasında, suça sürüklenen çocuk ...'nun şüpheli hareketlerde bulunması ve daha sonra görevlilere cebinden çıkarıp teslim ettiği kumanda ile yakıt pompalarını değiştirmek istediği sırada kolluk kuvveti tarafından fark edilerek cebindeki kumandanın alınması üzerine, Şereflikoçhisar Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/126 Değişik İş sayılı arama ve el koyma kararına istinaden yapılan inceleme ve tespit sonucunda, istasyonda bulunan 1 ve 2 nolu adalar üzerinde düzeneklerle yakıt tanklarının kurulduğu ve içerisine valf düzeneği yerleştirildiği, yakıt tanklarının içeriden ikiye bölündüğü, 1 nolu tankın gizli bölmesinde daha sonra kaçak olduğu tespit edilen 8.750 kg ağırlığında yakıt ele geçirildiği cihetle, suça sürüklenen çocuk hakkında üzerine atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde yerine olmayan gerekçe ile beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III- Sanık ... ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Olarak Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/11-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2. Suçta kullanılan eşyalar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 54/1. Maddesi, gümrük kaçağı akaryakıt hakkında ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ... ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/31430, K. 2025/6319, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-31430-e-2025-6319-k-84d81bc8eae7