Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/31284 E. 2025/13238 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/31284
Karar No
2025/13238
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/248 E. 2020/471 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması, yine aynı Kanun'un 3/23. maddesinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. madde ve fıkrası uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Sanık hakkında tayin edilen temel ceza üzerinden 5607 sayılı Kanun'un 3/ 22... sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi uyarınca indirim yapılarak 1 yıl 3 ay hapis ve 125 gün adli para cezasına hükmedildiği halde, daha sonra sanığın neticeten 1 yıl 6 ay hapis ve 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılması suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,

3.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa yapılan ihtarda indirim yapılacağı hususunun bildirilmemesi ve hüküm verilinceye kadar ödenmesinin ihtarı yerine süre verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

4.Sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,

5.Suça konu kaçak eşyanın 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi yerine uygulama yeri bulunmayan 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/31284, K. 2025/13238, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-31284-e-2025-13238-k-836d91548790