Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/31169 E. 2023/7166 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/31169
- Karar No
- 2023/7166
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/222 E., 2021/489 K. ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi HÜKÜM : Mahkumiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekili, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 7242 ve 6545 sayılı Kanunlarla değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) hükümlerine göre uygulama yapılmış olsa da sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı cihetle Tarım ve Orman Bakanlığı'nın davaya katılabilecek surette suçtan zarar gördüğünden, katılma talebinin reddine karar verilmiş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek aynı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2021 tarihli ve 7-2016/359369 sayılı iade yazısı ile, 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmesi sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2011 tarihli ve 2011/452 Esas, 2011/620 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'una muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci ila dördüncü fıkraları ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereği 1 yıl hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verildiği, verilen kararın 26.10.2011 tarihinde kesinleştiği, ancak sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle dosya yeniden ele alınarak ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2016 tarihli ve 2016/432 Esas, 2016/498 Karar sayılı ilamı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 1 yıl hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, verilen karara karşı sanık ve şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemlerinde bulunmaları üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2021 tarihli ve 7-2016/359369 sayılı yazıları ile dosyanın 15.04.2020 tarih ve 2020/31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişiklikler uyarınca yeniden değerlendirme yapılması için mahkemesine iadesine karar verilmiştir. 2.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/222 Esas, 2021/489 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 1 yıl hapis ve 3.300,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın temyiz talebi, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz talebi, münhasıran katılma taleplerinin reddine karar verilmesine, yargılama ve vekâlet ücretlerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağına göre, kolluk görevlileri tarafından yapılan çalışmalar kapsamında 17.06.2011 tarihinde sanığa ait ... yerine kargo aracılığıyla kaçak sigara geleceği yönündeki istihbari bilgi üzerine ... yerine yakın bir yerde görevlilerin beklediği, bir süre sonra kargoyla 7 adet çuvalın gelmesi üzerine sanığın rızasıyla çuvallar açılarak toplam 209 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanığın aşamalardaki savunmasında, söz konusu sigaraları içmek için satın aldığını, satma amacının olmadığını ve gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyeme gücünün olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. 4.20.07.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre, ele geçirilen sigaraların kaçak olduğu tespit edilmiştir. 5.Sanıktan ele geçen 209 karton kaçak sigaraya yönelik alınan Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre " pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. 6.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı anlaşılmakla, Mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkralarının uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanındığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar gören ve katılma hakkı bulunan Tarım ve Orman Bakanlığı lehine vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilerek lehine vekâlet ücretine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/222 Esas, 2021/489 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 7 nci fıkrasındaki vekâlet ücretine ilişkin bölümün çıkartılarak yerine "Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan Tarım ve Orman Bakanlığına verilmesine,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.