Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/29507 E. 2024/9606 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/29507
Karar No
2024/9606
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/712 E., 2021/780 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında verilen hapis cezalarının ertelenemeyeceğine, nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; faturalı eşyaların kaçak olduğu konusunda delil bulunmadığına, sanığın beraati, faturalı eşyanın iadesi kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II.GEREKÇE Hudut Komutanlığı sorumluluk sahasında hudut taşları arasında icra edilen devriye faaliyeti sırasında, bir şahsın Suriye istikametinden gelerek tel engelden .... plaka sayılı traktörle Türkiye'ye geçtiğinin tespit edildiği, dur ikazına uymayan şahsın yanında getirdiği eşyayı ve traktörü bırakarak Suriye istikametine kaçtığı, olay yerinde teslim tesellüm tutanağına konu eşyanın ve traktörün ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık ...'ın savunmasında; 15.04.2011 tarihinde İstanbul'dan .... Tekstil adlı iş yerinden 6 adet sanayi tipi dikiş makinesini, Suriye'de bulunan .... isimli şahıs adına satın aldığını ve Suriye'ye gönderdiğini,18.05.2013 tarihinde ise yine İstanbul'dan ... Tekstil adlı yerden Suriye'de bulunan ... isimli şahsın siparişi üzerine 2.941 metre kumaş satın alarak Suriye'ye gönderdiğini, dikiş makinelerinin arızalanması, kumaşların da sorunlu çıkması nedeniyle tamirat ve iade işlemleri için .... isimli şahıs tarafından eşyanın Türkiye'ye gönderileceğini ancak ... isimli şahsın söz konusu malları kaçak yollardan Türkiye'ye getirmek isteyince eşyanın yakalanmış olduğunu, bunun üzerine mallara ait faturalarla birlikte kolluk birimlerine başvurduğunu, kendisine ait olan malların sadece faturasını ibraz ettiği dikiş makineleri ve bayan şalları olduğunu ve kaçak olmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği görülmüştür. Sanık ...'ın savunmasında; Suriyeli .... yada .... adında bir şahıs olduğunu bildiği şahsın yanında bulunan arkadaşı ile gelerek Suriye'de ev eşyaları olduğunu, sınırdan geçiremediklerini, kendisinden eşyaları Türkiye'ye taşımasını istediklerini, ücreti karşılığında bu işi kabul ettiğini, Arpakesmez Köyü'ne kadar traktörü kendisinin sürdüğünü, daha sonra şahısların traktörü alıp Suriye'ye geçtiklerini, bir kaç saat zeytinliğin içerisinde onları beklediğini, Türkiye'ye geçince traktörü kendisine teslim ettiklerini, birden askerleri karşısında görünce kaçmaya başladığını, traktörü de çalışır vaziyette bıraktığını, Suriyeli şahsı daha önceden tanımadığını, suçsuz olduğunu, beraatini talep ettiğini beyan ettiği görülmüştür. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Olayın oluş şekli, sanıkların aşamalardaki savunmaları ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit kabul edilip haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanıkların kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmeleri için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapmaları halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce sanıklara bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezalarında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanıkların yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle haklarında ilgili hükümlerin uygulanmaması, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas ve 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ... Mohamad Alahmad'ın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 16.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin 20.11.2014 olduğu, Sanık ...'a ilişkin Dairemizce aynı gün incelenen Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1438 Esas, 2021/749 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 18.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 22.07.2014 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/29507, K. 2024/9606, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-29507-e-2024-9606-k-837782f291fb