Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/27985 E. 2025/507 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/27985
- Karar No
- 2025/507
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/507 E., 2016/395 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında verilen gıyabi kararın tebliği, sanığın mernis adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliği yapılmış ise de; sanığın yargılama aşamasında mahkemeye bildirdiği adres farklı olup, öncelikle sanığın bildirdiği adrese tebligat çıkartılıp iade olması halinde mernis adresine tebligat çıkartılması gerektiği gözetilerek sanığa yapılan tebligat usulsüz olup, öğrenme üzerine sanığın temyiz istemi yasal süresinde kabul edilmiştir. Suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan malen sorumlu davadan haberdar edilmeksizin ve yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması nedeniyle, malen sorumlunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi uyarınca, hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin münhasıran nakil aracının müsaderesinin gerektiğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Sanığın uhdesinde ele geçen kaçak sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olması, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı ... geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de; 1.Ele geçen sigaraların kaçak olarak yurda sokulduklarının anlaşılması karşısında; sanığın suç tarihi itibariyle 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca cezalandırılması yerine, doğrudan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, 2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine, aynı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, 4.Dava konusu eşyanın, taşıma aracının yüküne göre hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ve kaçak eşyanın değerine nazaran nakilde kullanılan aracın müsaderesi hakkaniyete de aykırı olmayacağından, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 13/1-b maddesinde belirtilen şartın olayda gerçekleştiği gözetilerek, suçta kullanılan nakil aracının kayıt maliki olan malen sorumlunun aracın mülkiyeti konusunda ve sanık tarafından ileri sürülen kira ilişkisine ilişkin olarak beyanı alınarak, nakil aracının iyi niyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle aracın iadesine yada müsaderesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve nakil aracının iadesine karar verilirken, nakil aracının, ... olan plakasının, ... olarak yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili, malen sorumlu, malen sorumlu vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.