Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/27660 E. 2025/9265 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/27660
- Karar No
- 2025/9265
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1379 E., 2021/223 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Katılan ... idaresi vekili, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî düzeltilerek onama Katılan ... İdaresi vekilinin nakil aracının müsadere edilmesi gerektiği yönündeki sınırlı temyiz istemi yönünden; soruşturma aşamasında şerh konulmayan ve iddianamede müsadere talebi bulunmayan nakil aracının müsaderesine ilişkin temyiz incelemesine konu bir kararın da mevcut olmadığının anlaşılması karşısında, katılan vekilinin temyiz istemi inceleme dışı bırakılarak yapılan incelemede; Sanığın temyizi yönünden ise; sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2020 tarihli iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre, sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi gereğince reddine karar verilmekle; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Ele geçen kaçak sigaralar yönünden dosya arasında bulunan ve soruşturma aşamasında Gümrük İdaresi tarafından hesaplanan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 33.450,00 TL, mahkeme aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise toplam CIF değerinin 20.866,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla suça konu eşya yönünden hesaplanan CIF değerlerine yönelik çelişki giderilerek, sanığa yeniden tespit edilecek CIF değerler üzerinden Gümrük İdaresince hesaplanacak gümrüklenmiş değer tutarlarına göre; soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, KEMT varakasındaki sanığın aleyhine olan 226.981,00 TL gümrüklenmiş değer esas alınarak yapılan ihtaratta, ödeme halinde "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması, 2.Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 3.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/2. maddesi gereği sanığın birden fazla tekerrüre esas alınabilecek sabıkasının bulunması halinde bunlardan en ağır olanın tekerrüre esas alınması gerektiği anlaşılmakla Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/557 E., 2011/131 K. sayılı kararı ile erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyetine ilişkin ilâmının tekerrüre esas alınması gerektiği, ancak aleyhe temyiz olmadığından, sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın bozma öncesi tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/283 E., 2013/113 K. sayılı ilâmı ile verilen hapisten çevrilme 6.000,00 TL adlî para cezasına göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 18.06.2025 tarihinde karar verildi. KISMÎ KARIŞ DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık ile katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Gümrük İdaresinin temyizinin müsadereyle sınırlı olduğuna ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Temyiz dilekçesine göre, Gümrük İdaresinin temyizi hükmün tamamını kapsamakta olup, Dairece temyiz incelemesi sanık yönünden kurulan hükmün tamamına yönelik yapılmalıdır. İdarenin temyiz dilekçesinde, sanığın ismi ile kararın esas ve karar numarası yazılarak mahkeme kararının temyizen bozulması talep edilmiştir. Metin kısmında suçta kullanılan aracın müsaderesiyle ilgili açıklamalar yapılmış ise de sonuç ve istem kısmında aynen “Yukarıda açıklanan ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle, Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2021 tarih ve E:2020/1379, K:2021/223 sayılı kararına karşı temyiz başvurumuzun kabulü ile anılan kararın bozulmasına, … arz ve talep ederim.” beyanının yazılması karşısında, katılan ... İdaresi vekilinin iradesinin sanık hakkında kurulan hükmün tamamını temyiz etmek olduğu, dilekçenin sonuç kısmında kısmi temyizin bulunmaması nedenleriyle, sanık hakkında 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden de suçun esasına ilişkin temyiz incelemesi yapılması yerine, Gümrük İdaresinin temyizinin müsadereye yönelik olduğu ve sadece sanığın temyizine göre hükmün temyiz incelemesine konu edilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 18.06.2025