Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/26825 E. 2021/18525 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26825
Karar No
2021/18525
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Hükümden sonra dosyaya giren, sanığın savunmasının alındığı Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/10/2015 tarihli talimat duruşmasına sanık ile birlikte müdafiinin de katıldığı ve vekilinin 07/05/2015 tarihinde düzenlenmiş vekaletnamesinin dosya içinde mevcut olduğu anlaşılmakla, 19.10.2015 tarihli gerekçeli kararın vekil ile takip edilen işlerde vekile tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden asile tebligata çıkarılmış olması ve hüküm kesinleşmeden önce yapılan uyarlama yargılamasının da yok hükmünde ve geçersiz olduğu cihetle sanık müdafiinin eski hale getirme ve temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek sanık müdafiinin 19/10/2015 tarihli hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Sanığın tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğu halde hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, Kabule göre; 1-Sanık hakkında TCK'nun 62/1. maddesi hükümlerinin uygulanmamış olması ve uygulanmama gerekçesinin de hükümde gösterilmemesi, 2-Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi, 3-Hükme esas alınan 5607 sayılı Kanunun 3/5. maddesinde hürriyeti bağlayıcı ceza yanındaki adli para cezasının alt sınırının 5 gün olduğu ve temel ceza belirlenirken sanık hakkında hükmedilen hapis ve adli para cezası arasında ayrım yapmadan asgari hadden ceza tayin edildiği belirtilmesine karşın, adli para cezası yönünden teşdit uygulanarak 200 gün adli para cezasına hükmolunması suretiyle çelişki oluşturulması, 4-24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 5-Suça konu eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesi yerine, doğrudan TCK'nun 54. maddesi gereğince eşya müsaderesine karar verilmesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/26825, K. 2021/18525, T. 28.12.2021, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-26825-e-2021-18525-k-35563d9262cd