Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/23888 E. 2024/9240 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/23888
Karar No
2024/9240
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/752 E., 2018/1057 K., SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama Sanığın temyizi yönünden; sanığın yüzüne karşı usulüne uygun olarak tefhim edilen karara karşı sanık tarafından, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.11.2018 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır. O yer Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz istemi; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir. 2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; bozma sonrası verilen cezanın sanığın kazanılmış hakkı açısından hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Yapılan incelemede; askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın, 03.03.2015 tarihinde kışlayı izinsiz terk ettiği, 21.04.2015 tarihinde hırsızlık suçunu işlerken kolluk görevlilerince yakalandığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle ayrı kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; ailevi sebeplerle suça konu eylemi gerçekleştirdiğini ve madde kullandığını beyan etmiştir. Kovuşturma aşamasında dinlenilen psikiyatri uzmanı bilirkişinin yazılı ve sözlü mütalaasında; antisosyal kişilikte olan sanığın adli müşahadesine gerek olmadığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32/1-2 maddesinden faydalanamayacağı belirtilmiştir. Isparta Şehit Yunus Emre Devlet Hastanesi Baştabipliğinin, 13.09.2018 tarihli ve 180014201 numaralı sağlık raporunda; geçirilmiş madde kullanım bozukluğu olan sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğuna karar verilmiştir. Sanığın Birliğini izinsiz terk ettiğine dair tutanak ve yakalandığına dair tutanağın onaylı sureti dosya kapsamında mevcuttur. A. Sanığın temyizi yönünden; Sanığın yüzüne karşı usulüne uygun olarak tefhim edilen karara karşı sanık tarafından, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.11.2018 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır. B. O yer Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden; Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; askerliğe elverişliliği konusunda şüphe bulunmayan sanığın yakalanmakla son bulan firar suçunu işlediği belirlenmekle, atılı suça konu eyleminin Mahkemece sabit görülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin, 13.12.2016 tarihli ve 2016/586 Esas, 2016/615 Karar sayılı bozma ilamına konu (Kapatılan) 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/225 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararında sanık hakkında 10 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği dikkate alınmaksızın, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı göz önüne alınarak önceki hükümde yer alan sonuç cezanın infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm tesis edilmesi isabetli bulunmamıştır. III. KARAR 1. Sanığın temyizi yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. O yer Cumhuriyet savcısıın temyizi yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle; o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutularak infazın (Kapatılan) 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/225 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararıyla hüküm altına alınmış 10 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23888, K. 2024/9240, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-23888-e-2024-9240-k-69185b4bb531