Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/23205 E. 2025/13624 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/23205
Karar No
2025/13624
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/296 E., 2020/550 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Şikâyetçi ... vekilinin temyizi yönünden; sanıkların eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ... vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanıklar müdafi ile katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede ise; sanıklar hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Suçta kullanılan nakil aracının iadesi için yatırılan 40.000,00 TL teminat bedeline ilişkin olarak mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

I. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre göre, sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de .... İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ... vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Olay günü sanık ...'in sevk ve idaresindeki, diğer sanık ...'in ise yolcu olarak bulunduğu araçta yapılan arama sonucunda, araçtaki zula içerisinden 11.610 gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ...'in aşamalarda abisinin aracına Mersin iline gitmek üzere bindiğini, aracın yolda arızalanması nedeniyle .... Sanayi Sitesi'ne gittiklerini, araç sanayideyken çarşıda gezdiklerini, bu süre zarfında araca sigara konulduğunu görmediğini, sigaralarla ilgili bilgisi olmadığını beyan etmesi, aracın sürücüsü olan diğer sanık ...'in bu hususu doğrular mahiyette beyanda bulunması, malen sorumlu ...'nin aracında sanık ...'in şoför olduğunu beyan etmesi ve dava konusu kaçak sigaraların dışarıdan görülmesi mümkün olmayan araçtaki zula içerisinden ele geçirilmesi karşısında; sanık ...'in atılı kaçakçılık suçuna iştirak ettiğine dair mahkûmiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden anılan sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

III. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin münhâsıran suçta kullanılan nakil aracına ilişkin hükme yönelik olduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafi ile katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

Malen sorumlunun iyiniyetli üçüncü kişi olduğu kabul edilerek müsadere şartları oluşmayan suçta kullanılan nakil aracının iadesine karar verilirken aracın üzerindeki zulanın masrafı sanıktan alınmak suretiyle sökülmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün nakil aracının iadesine ilişkin bendinden ''araçlar üzerindeki tedbir şerhlerin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına,'' ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere " 34... plakalı yarı römork üzerinde bulunan zulanın masrafları sanıklardan alınmak kaydıyla söküldükten sonra araç üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılarak sahibine iadesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle anılan sanık hakkındaki hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23205, K. 2025/13624, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-23205-e-2025-13624-k-754eb2d96061