Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/21903 E. 2023/11525 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21903
- Karar No
- 2023/11525
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1024 E., 2017/765 K. SUÇ : 1632 Sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ (Kapatılan) 2.Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 11.04.2017 tarihli ve 2014/1452 Esas, 2017/372 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan, 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 91 maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 5 ... hapis cezasının, 2 ... 15 gün süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma yaptırımına çevrilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; temyize konu hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay günü katılanın yemekhanede yemek yediği sırada sanığın arkadan gelerek katılanın kafasına yumrukla vurduğu, katılanın yere düşmesi üzerine sanığın mağduru tekmelemeye başladığı, daha sonra orada bulunanlarca araya girildiği maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2.Sanık savunmasında özetle; olay günü eğitim elbisesi giymediğini katılanın Nöbetçi Astsubaya söylediğini, bu duruma sinirlenerek yemekhanede otururken gördüğü katılana kendisini niçin Komutana söylediğini sorduğunu, katılanın ben söylerim şeklinde cevap vermesi üzerine sandalyesini ittirdiğini, katılanın yere düştüğünü, katılana yumruk atmadığını, katılanın üzerinde onbaşı rütbesinin bulunmadığını, bu hususun araştırılmasını talep ettiğini beyan etmiştir. 3.Katılan ...'un ve tanık ...'ın usulüne uygun olarak mahkeme huzurunda tespit edilen beyanları da maddi vakıayı destekler mahiyettedir. 4.Keşan ... Hastanesinin 23.07.2014 tarihli darp-cebir raporu dosyada mevcuttur. 5.4. Mekanize Piyade Tugay Lojistik Destek Komutanlığı'nın 18.07.2014 tarihli ve "onbaşı sınav sonucu" konulu yazısında; onbaşı olmaya hak kazanan personelin rütbelerinin 21.07.2014 tarihinden itibaren geçerli olarak ilgili yönergeye uygun olarak takılacağı bilgisi verilmiştir. 6.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, UYAP üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1.Üste fiilen taarruz suçu, 1632 sayılı Kanun'un Askerî itaat ve inkıyadı bozan suçlar başlıklı Beşinci Faslında yer alan 91 inci maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrası, “Amire veya üste fiilen taarruz eden veya fiilen taarruza teşebbüs eden üç seneden, az vahim hâllerde altı aydan aşağı olmamak üzere hapsolunur.” hükmünü amirdir. Kanun'da üste veya amire fiilen taarruz veya taarruza teşebbüs suç sayılmış olmakla birlikte, taarruz teriminin tanımı yapılmamış, bu konu uygulamaya bırakılmıştır. Yerleşik uygulamada, müessir fiil sayılan eylemlerin her türü üste fiilen taarruz olarak kabul edilmekte, ayrıca çarpmak, iteklemek, vurmak için yakasına yapışmak gibi ... vücut bütünlüğüne yönelik saldırı niteliğindeki etkili eylemlerin de üste fiilen taarruz suçunu oluşturacağı benimsenmektedir (Benzer bir olayla ilgili olarak verilen, (Kapatılan) Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 04.05.2006 tarihli, 2006/110 Esas, 2006/107 Karar sayılı ilamında da aynı hususa işaret edilmiştir.) Söz konusu maddede, ... veya amirin kişiliğinde somutlaşan askerî otoritenin astın her türlü taarruzundan korunması amaçlanmış, taarruzun şekline, yapıldığı ortama ve doğurduğu sonuca göre hafiften ağıra ... çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür. Bu suçun oluşması için, maddi unsurun yanında manevi unsurun da gerçekleşmesi, yani failin, fiilen taarruz kastıyla hareket etmesi gereklidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; sanığın olay tarihinde üstü konumunda olan katılana yumrukla vurmak ve tekmelemek suretiyle gerçekleştirdiği üste fiilen taarruz suçuna konu eylemi sabit görülerek Mahkemece, sanık hakkında, suçtan doğan neticenin hafifliği gözetilerek alt sınırdan ceza tayin edilip ardından takdiri indirim uygulanması suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi gereği yapılan değişiklik sebebiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve adli-askeri sicil kayıtlarına nazaran kanaat oluşmaması sebebiyle erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek kamuya yararlı bir işte çalıştırılma şeklinde mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2017 tarihli ve 2014/1024 Esas, 2017/765 Karar sayılı kararında ((Kapatılan) 2.Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 11.04.2017 tarihli ve 2014/1452 Esas, 2017/372 Karar sayılı kararı) sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.