Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/20971 E. 2023/3814 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20971
- Karar No
- 2023/3814
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/784 E., 2016/41 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 02.07.2015-16.08.2015 HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2015 tarihli ve 2015/22057 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2016 tarihli ve 2015/784 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin son cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesi uyarınca 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; beraatına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yoklama kaçağı kabahati nedeniyle hakkında idarî para cezası verilen sanığın 22.01.2015 tarihinde yoklama yaptırması gerekirken yaptırmadığı, 16.08.2015 tarihinde yakalandığı, böylece yoklama kaçağı suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. 2.Sanığın savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir. 3.Sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen Seyhan Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 14.04.2015 tarihli ve 9766 Esas, 7 Karar sayılı idarî yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır. 4.İdarî yaptırım kararının 16.06.2015 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır. 5.Seyhan Askerlik Şubesi Başkanlığının 07.09.2015 tarihli ihbar yazısı ve ekindeki sanığın askerlik safahatını gösterir belge dosya arasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE 1.1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idarî para cezası bulunması gerektiği cihetle; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21 ... maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21 ... maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, Somut olayda; sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen Seyhan Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 14.04.2015 tarihli ve 9766 Esas, 7 Karar sayılı idarî yaptırım kararının, doğrudan sanığın mernis adresine tebliğe çıkartıldığı ve bu adreste "muhatabın gösterilen adresten ayrıldığı, ikinci adresinin bilinmediği, muhatabın mernis kaydı bulunduğundan evrak mahalle muhtarı Yusuf Karakoçal'a tebliğ edilerek 2 nolu ihbar kapısına yapıştırılarak komşusuna haber verildi, komşusu imzadan imtina etti" şerhi düşülerek 16.06.2015 tarihinde tebliğin yapıldığı, idarî yaptırım kararı tebligat parçası incelendiğinde muhatabın adresten ayrıldığı belirtilerek 7201 sayılı Kanun'un 21 ... maddesinin birinci fıkrasına göre tebliğ yapıldığı ancak adresten ayrıldığı tespit edilen sanık hakkında çıkartılan tebligatın merciine iade edilerek yukarıda anlatılan usulde tebliğ işlemi yapılması gerektiği gözetilmediği gibi, tebligat mazbatasında, adresten ayrıldığına dair beyanda bulunan ve 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığına dair bilgi verilen komşunun denetime elverişli şekilde adı, soyadı ve kat, ... numarası gibi adres bilgilerinin de tespit edilmediği, bu itibarla idari yaptırım kararının tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından idarî yaptırım kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediği dolayısıyla suç tarihinden önce sanık hakkında kesinleşmiş bir idari yaptırım kararı bulunmadığı gözetildiğinde unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Seyhan Askerlik Şubesi Başkanlığının 07.09.2015 tarihli ihbar yazısı ve ekleri ile tüm dosya kapsamına göre sanığın yoklama kaçağı eyleminin 02.07.2015-16.08.2015 tarihleri arasında temadi ettiğinin anlaşılması karşısında gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 02.07.2015-16.08.2015 olarak gösterilmesi gerekirken 16.08.2015 olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2016 tarihli ve 2015/784 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2023 tarihinde karar verildi.