Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/20905 E. 2022/19112 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20905
Karar No
2022/19112
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1163 sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Beraat Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-1163 sayılı Yasanın 45. maddesinde, “Genel kurul olağan ve gerektiğinde olağanüstü olarak toplanır. Olağan toplantının her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur. Ancak, usul ve esasları ilgili Bakanlıkça yapılacak düzenlemede gösterilmek üzere; kooperatif üst kuruluşuna ortak olunması ve genel kurul toplantısının gündemine konuyla ilgili madde konulması şartıyla, olağan genel kurul toplantıları en fazla iki hesap dönemini kapsayacak şekilde ve birleştirilerek yapılabilir.” hükmünün bulunduğu, aynı Yasanın Ek 2/2. maddesinde ise genel kurulu olağan toplantıya çağırmayan yönetim kurulu üyelerinin cezalandırılacağının düzenlendiği cihetle; sanıkların 20.06.2010 tarihli toplantıda iki yıl süre ile yönetim kurulu üyesi olarak seçildikleri ve 26.06.2011 tarihli toplantıda tasfiye memuru olarak da görevlerine devam etmelerine karar verildiği, 1163 sayılı Yasanın 43. maddesi gereği tasfiye memurlarının genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi bulunduğu, aynı Kanun'un 81. maddesinde ise tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmayacağı, kararların oy çokluğu ile verilebileceği düzenlenmesi hususları dikkate alındığında; kooperatifin tasfiye halinde olmasının olağan genel kurul toplantısı yapılmasına engel olmadığı ve kanunda istisnai bir hususun da düzenlenmediği dikkate alınmakla birlikte, sanıkların savunmalarında konutların yapılıp teslim edildiğini savundukları anlaşılmakla, konutların ortaklar adına tescil edilip edilmediği ile tescil edilmesi durumunda ne zaman edildiği tespit edilip, anılan Yasanın 81/2. maddesinde 7339 sayılı Yasanın 11. maddesi ile yapılan değişiklik öncesi yer alan düzenleme uyarınca kooperatifin dağılmış sayılıp sayılmayacağı araştırıldıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 12. maddesi ile TCK'nun 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Yasanın Ek 2/2. maddesinde, 7339 sayılı Yasanın 14. maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen suçun ön ödemeye tâbi bulunduğu, buna göre sanıklara usûlüne uygun ön ödeme ihtaratı yapılarak sonucuna göre hukukî durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı ve yerinde olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi, 3-1163 sayılı Yasanın Ek 2/2. maddesinde 7339 sayılı Yasanın 14. maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen hapis cezası üst haddinin 6 ay olduğu gözetilerek; Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Yasanın 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK'nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın Geçici 5/1-d bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK'nun 7. ve CMK'nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/20905, K. 2022/19112, T. 13.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-20905-e-2022-19112-k-2eeafd9ce49e