Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/20629 E. 2025/3754 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20629
Karar No
2025/3754
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/172 E., 2015/298 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1-Ağaç Kesme Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde, Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın orman sınırları dışında kalan tapulu yerden emval kesme şeklinde gerçekleşen eyleminin idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturacağı cihetle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 24. maddesindeki "Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir." amir hükmü karşısında, sanığın eyleminin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 116/B maddesi kapsamında olduğu ve 5326 sayılı Kanun gereğince kabahat nevinde olup eylem tarihi olan 01.12.2014 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesi uyarınca öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince kabahatli hakkında Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-İşgal ve Faydalanma Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde, Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı tarih olan 08.10.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/20629, K. 2025/3754, T. 12.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-20629-e-2025-3754-k-e77b89609061