Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/20039 E. 2024/6857 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20039
- Karar No
- 2024/6857
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/20 E., 2020/224 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; barakanın olduğu yeri 2005 yılında satın aldığına, satın aldığı tarihte barakanın alanda mevcut olduğuna, kadastro düzenlemesine ilişkin ilan yapılmadığına, kadastro elemanlarının keyfi uygulaması ile suça konu yerin orman sınırları içine alındığına ve beraati gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz isteği; davaya konu 250 ada 3 parselin tapuda tarla vasfıyla kayıtlı olduğuna, sanığın suça konu yeri ...'dan satın aldığına, yeterli inceleme yapılmadan bilirkişi raporu düzenlendiğine, barakanın kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığının tespit edilmediğine, sanığın suç kastı olmadığına ve beraati gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın Milli Emlak Müdürlüğü'ne sunduğu dilekçeye istinaden orman muhafaza memurları tarafından yapılan incelemede, orman olarak tahsisi yapılan alanın işgal edildiği tespit edilmiştir. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında, suça konu yeri satın aldığı tarihte alanda barakanın mevcut olduğunu ancak daha sonradan kendisinin barakayı büyüttüğünü beyan etmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen 26.11.2013 tarihli raporda, dava konusu yerde iki adet baraka olduğu, sınırları kesinleşmiş orman alanında işgal eylemi olduğu tespit edilmiştir. 07.11.2013 tarihli fen bilirkişisi raporunda, suça konu yerin orman alanına isabet eden bölümü krokide gösterilmiştir. Bozma ilâmı sonrası yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişisi raporunda, suça konu yerin 250 ada 4 parsel sınırları içinde kaldığı, eylemli orman alanına dönüştüğünden 3402 sayılı Kanun uyarınca orman vasfıyla tapuya tescil edilmiş olduğu belirtilmiştir. Harita bilirkişisi raporunda, dava konusu alanın orman paftasında devlet ormanı sınırları içinde kaldığı tespit edilmiştir. Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, sanık hakkında belirlenen 300 gün karşılığı adlî para cezasının, adlî para cezasına çevrilmesi sırasında "150" tam gün karşılığı para cezasına hükmedildiğinin belirtilmesi ve sanık hakkında neticeten 6000,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği halde, hükmün adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümünde "3000,00" TL adlî para cezasının taksitlendirilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve sanık müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafında yer alan "150" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "300" ibaresinin eklenmesi ve hükmün adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafında yer alan "3.000 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "6.000,00 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.