Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/18120 E. 2023/10067 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18120
- Karar No
- 2023/10067
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/27 E., 2016/414 K. SUÇ : 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yürütülen soruşturma neticesinde, sanıkların 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (556 sayılı KHK) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/27 Esas, 2016/414 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 556 sayılı KHK'ya muhalefet suçundan, netice hapisten çevrilme 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz istemi, lehlerine her sanık için ayrı ayrı ve Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemeleri için öngörülen vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanıklardan; a) ...'ın temyiz istemi, iş yerinin annesine ait olduğuna, yardım amaçlı iş yerinde bulunduğuna, ürünleri seyyar satıcıdan aldığına, markasız olduğunu bilmediğine, erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, b) ... müdafiinin temyiz istemi, ürünlerin orjinalinden ayırt edilemeyecek nitelikte olduğundan sanığın taklit olduklarını bilmediğine, sanığın da mağdur olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, 556 sayılı KHK'daki cezayı düzenleyen maddenin Anayasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılanın, marka tescil belgeleri ile birlikte arama yapılması istemini de havi şikâyeti üzerine, Gerede Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.02.2015 tarihli ve 2015/278 D.İş sayılı arama kararına istinaden, sanık ...'ın işlettiği Şirin Kırtasiye isimli iş yerinde yapılan aramada, ikinci katta bebek ürünleri bölümünde rafta 8 adet pepee yazılı, beş tanesi pilli, büyük boy bebek, beş tane ... boy ... bebek, dört tane pepee yoyo oyuncak, dört tane pepee pilli telefon, bir tane pepee cüzdan, aynı gün sanık ...'ın işlettiği Turan Kırtasiye isimli iş yerinde yapılan aramada ise rafta bir tane mavi pepee bebek, vitrin içerisinde iki tane kalemlik ve iki tane çıkartma bulunarak muhafaza altına alınmıştır. 2.Sanık ..., soruşturma aşamasında iş yerinin annesi adına kayıtlı olmakla birlikte kendisinin işlettiğini, bu ürünleri de İstanbul'da bir sokak satıcısından iş yerinde satmak için aldığını, bir iki tane satmış olabileceğini, sahte olduklarını bilmediğini belirtirken, kovuşturma aşamasında ise iş yerinin annesinin olduğunu, arama işlemi sırasında kendisi orada olduğu için tutanağın kendisi hakkında düzenlendiğini, ürünleri ailesiyle İstanbul'da gezerken görünce hem kendileri hem de dükkanda satmak için aldıklarını, satılıp satılmadığını bilmediğini, ürünlerin sahte olduğunu bilmediklerini savunmuştur. Sanık ..., soruşturma aşamasında, ürünleri Ankara'da bir iş yerinden aldığını, sahte olduklarını bilmediğini beyan ederken kovuşturma aşamasında, iki bebeği deneme amaçlı toptancıdan aldığını, diğer ürünleri ise kendisinden önce dükkanı işleten babasının aldığını, ürünlerin orjinal gibi göründüğünü, hatta sorduğunda da orjinal olduğunun söylendiğini ileri sürmüştür. 3.Yaptırılan inceleme neticesinde düzenlenen, fotoğraflı ve karşılaştırmalı bilirkişi raporunda, sanıkların iş yerinde ele geçen ürünlerde, orjinallerinde olan hologramlı etiketlerin bulunmadığı, pepe bebeklerin orjinalleriyle karşılaştırılmasında kumaş, dikiş ve etiket olarak düşük kaliteli ve taklit ürünler oldukları, pepe telefon ve yoyo oyuncakların orjinali olmadığı için karşılaştırma yapılamadığı, ancak üzerlerinde katılan adına tescilli markaların kullanıldığı, netice olarak katılan adına tescilli markaların aynen veya ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde kullanıldığı ve marka hakkına tecavüz edildiği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin değerlendirilmesinde, aşağıdaki hususlar dışındaki temyiz sebepleri reddedilmiştir. 1.02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 inci maddesinin yedinci fıkrasının; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddelerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması nedeniyle sanıklar hakkında verilen hükümlerin bozulması gerekmiştir. 2.Gerekçeli karar başlığında, suç tarihinin "19.02.2015" yerine "2015" olarak gösterilmesi hukuka aykırı görülmüştür. 3.Gerekçeli karar başlığında, ... Yeri Yapım Yayın Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin katılan yerine suçtan zarar gören olarak, anılan şirket yetkilisi olan ...'in ise katılan olarak gösterilmesi kanuna aykırı bulunmuştur. 4. Katılan lehine, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre, Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemesi sıfatıyla görülen davalar için öngörülen maktu vekâlet ücreti yerine, Asliye Mahkemelerinde görülen davalar için öngörülen vekâlet ücretine hükmedilmesi kanuna aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/27 Esas, 2016/414 Karar sayılı kararına yönelik sanık ..., sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.