Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/16246 E. 2023/2158 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16246
- Karar No
- 2023/2158
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/199 E., 2016/83 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/199 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanığın yüklenen suç açısından kastının bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.01.2021 tarihli ve 2016/202991 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; kabul edilebilir bir mazeret göstermeden bakaya kaldığı anlaşılan sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesinin usul ve esas yönünden Kanun'a aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık hakkında 02.09.2015 tarihinde bakaya suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2.Sanığın savunmasında; yüksek lisans öğrencisi olduğunu, suç tarihinde bebeği olması nedeni ile o telaşe ile Askerlik Şubesine bildiremediğini, sonradan şubeye gidip bildirdiğini beyan ettiği belirlenmiştir. 3.Sanık hakkında yoklama kaçağı fiilinden dolayı verilen Şefaatli Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 09.07.2014 tarihli ve 3495 Esas, 79 Karar sayılı idari yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır. 4.İdari yaptırım kararının sanığa 17.10.2014 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır. Tebliğ mazbatasına göre, tebliğin doğrudan sanığın mernis adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 ... maddesinin ikinci fıkrasına göre yapıldığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1.1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan bakaya suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idari para cezası bulunması gerekmektedir. Somut olayda; sanık hakkında yoklama kaçağı fiilinden verilen Şefaatli Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 09.07.2014 tarihli ve 3495 Esas, 79 Karar sayılı idari yaptırım kararında ve tebliğ evrakında karara karşı 5326 sayılı Kabahatler Kanunu (5326 sayılı Kanun) hükümleri doğrultusunda başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresinin belirtilmediği, ayrıca idari yaptırım kararının sanığın bilinen son adresi yerine doğrudan mernis adresine tebliğe çıkartıldığı ve bu adreste 7201 sayılı Kanun'un 21 ... maddesinin ikinci fıkrasına göre 17.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. 5326 sayılı Kanun'un "Kararların Tebliği" başlıklı 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen, "İdari yaptırım kararı, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir şekilde belirtilir." şeklindeki düzenleme ile 7201 sayılı Kanun'un bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10 uncu maddesinde yer alan düzenleme dikkate alındığında idari yaptırım kararı tebliğinin usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla geçerli bir tebligattan ve idari yaptırım kararının kesinleşmesinden bahsedilemeyeceği anlaşılmıştır. Bu itibarla Mahkemece verilen beraat kararının, sonucu itibarıyla doğru olduğu belirlendiğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/199 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde karar verildi.