Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/14699 E. 2025/3330 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14699
Karar No
2025/3330
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/99 E., 2015/239 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekâlet ücreti, maktu ve nispi olmak üzere belirlenmiştir.

Maktu vekâlet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nispi vekâlet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde Mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca nispi vekâlet ücretine de hükmedilmesi,

2.Sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/7. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağının belirtilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, sanık ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükümden nispi vekâlet ücretine ilişkin 12. bendinin çıkartılması ve hükme 8. bentten sonra gelmek üzere " 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/6,7. maddesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 108/4. maddesi gereğince hapis cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, " ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/14699, K. 2025/3330, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-14699-e-2025-3330-k-92cf857258e2