Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/13952 E. 2024/4952 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13952
- Karar No
- 2024/4952
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/861 E., 2020/376 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; ele geçirilen eşyanın değerinin pek hafifi olarak kabul edilmesinin hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz sebepleri; ele geçirilen sigaraları içmek amacıyla satın aldığına, hakkında verilen para cezasını ödeme gücünün olmadığı gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suç tarihinde kolluk kuvvetlerinin devriye görevi esnasında durumundan şüphelendikleri sanığın elinde bulunan görünür vaziyetteki poşet içerisinde toplam 29 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen sigaraları içmek amacıyla satın aldığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 1.777,64 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu olayda ele geçen 29 karton gümrük kaçağı sigaranın Daire uygulamalarımıza göre ticari miktarda olması, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak: Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 ve 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollaması ile 3/5, 3/10, 3/10-son cümle ve 3/23. maddeleri kapsamında bulunduğu, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi kapsamında pek hafif olması nedeniyle sanığın sonradan yürürlüğe giren ve lehe olan 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollaması ile 3/5, 3/10, 3/10-son cümle ve 3/23. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, eyleme 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ve 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi tatbik edilerek karma uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.