Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/6432 E. 2023/10029 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/6432
- Karar No
- 2023/10029
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/517 E., 2016/28 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli 2015/517 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, kaçak sigaraların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsadere kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebi, verilen beraat kararının bozulmasına ve suçta kullanılan nakil vasıtası hakkında müsadere kararı verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağına göre, 27.01.2015 tarihinde park halindeki ... plakalı nakil aracınında şoför koltuğunda sanık ...'ın, yanında ise ... olduğu ve rızaen açtırılan bagajda poşetlenmiş şekilde 462 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanığın mahkeme huzurundaki savunmasında, sigaraların kendisine ait olmadığını, kaçak olduklarını bilmediğini ve araç aranırken arama kararının gösterilmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. 3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE İddianamede müsaderesi talep edilmeyen ve mahkemece de herhangi bir hüküm kurulmayan nakil aracı hakkında incelemeye konu bir hüküm bulunmadığında bu konuyla ilgili katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi inceleme dışı bırakılarak yapılan incelemede; 1.Olay tutanağına göre, 27.01.2015 tarihinde park halindeki ... plakalı nakil aracının rızaen açtırılan bagajında, poşetlenmiş şekilde 462 paket kaçak sigara ele geçirilen olayda, 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı ve 119 uncu maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, sanığın sigaraları sattığına dair herhangi bir ikrarı da bulunmadığı nazara alındığında, Anayasanın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağından sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmamıştır. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli 2015/517 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararında katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ile gerekçe yönünden ise oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi. DEĞİŞİK GEREKÇE İLE KARŞI OY Olay tarihinde şoför koltuğunda bulunan sanığın idaresinde bulunan ... plakalı aracın rıza ile açtırılan bagajında 462 paket sigara ele geçtiği, sayın çoğunlukla birlikte ulaştığımız beraat kararının onanmasında tartışma bulunmamaktadır. Çoğunluk, karar gerekçesinde yargılamaya konu suç eşyasının ele geçirilmesinde mahkemece verilmiş usulüne uygun arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğundan Cumhuriyet Savcısı tarafından verilmiş bir kararın bulunmadığı gibi Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de olmaması karşısında hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceğinden Anayasa’nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddenin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre hukuka aykırı delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağından sanığın beraatine karar verilmesi uygun bulunmuştur. Arama işleriyle ilgili olarak, suçüstü halinde karara gerek bulunmamaktadır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Hakim kararı esas olmakla birlikte Cumhuriyet Savcısı veya kolluk amirince arama kararı verilebilmektedir. Olağan durumlarda ise mahkemece karar kurulabilmektedir. Bu üç halde de ele geçen delillerin hukuka uygunluğu ilk derece mahkemeleri, Bölge Adliye Mahkemeleri veya Yargıtayca takdir edilmektedir. Aynı zamanda delil olan arama kararı uygulaması sonucu ele geçen suç eşyalarını yasak delil olarak kabul edilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Şöyle ki, yasak delil CMK 148 inci madde de düzenlenmiş olup, sanığa kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir ve tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel ve ruhsal müdahale ile Kanuna aykırı vaat olarak sayılmıştır. Aynı maddenin 3 üncü fıkrasında yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez, 4 üncü fıkrasında müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz hususları yer almaktadır. Sonuç olarak hukuka aykırı delilden söz edilebilir ise de, bu delilin gerekçe bölümünde yasak delil olarak kabul edilmesinde çoğunluk görüşüne muhalifim.