Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2019/10086 E. 2023/3246 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/10086
- Karar No
- 2023/3246
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/38 E., 2015/189 K. ŞİKAYETÇİ : Gümrük İdaresi SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEMYİZ EDENLER : Sanık, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın temyiz isteği yönünden Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ Keçiborlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2012/38 Esas, 2015/189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet (5607 sayılı Kanun) suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ile 54 üncü maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu akaryakıtın müsaderesine, karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi, vekalet ücreti ile sınırlıdır. 2.Sanığın temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığına, varillerin istasyonun sınırları dışında ele geçtiğine, bidonların üzerinde atık yağ yazdığına, işletmesinin lisansının henüz çıkmadığına, madeni yağın akaryakıta dönüştürüldüğüne dair delil olmadığına, atık yağların doğayı koruma amacıyla biriktirildiğine ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre,... Petrol isimli akaryakıt istasyonunda şüpheli 3 adet varilin bulunduğunun bildirilmesi üzerine aynı gün istasyona gidildiği, istasyona ait park alanında bulunan 3 adet varil içinde toplam 600 litre motorin olduğu değerlendirilen sıvı madde ele geçtiği anlaşılmıştır. 2.Sanığın hazırlık beyanında, motorinlerin sorumlu olduğu akaryakıt istasyonu içinde ele geçtiğini, ancak çıkışa yakın yerde olduğunu, kendisine ait olmadığını, istasyon sahası içinde bulunan odaları Mim Yaprak İş Ortaklığı İşletmesi çalışanlarına kiraya verdiğini, ele geçen malzemelerin de bu odalara yakın yerde olduğunu, onlara ait olabileceğini, varillerin ne kadar süredir orada olduğunu bilmediğini beyan etmiş; mahkeme savunmasında ise iş yerine ara sıra uğradığını çocukları Filiz ... ve Barış ...'e sorduğunda fıçıları kendilerinin koyduğunu söylediklerini, ürünlerin atık yağ olduğunu ve doğayı kirletmemek amacıyla toplandığını beyan ettiği belirlenmiştir. 3.Sanığın yargılama süresince kızına ait farklı adresler paylaştığı, adreslere yönelik yazılan talimatların bila ikmal iade olduğu, yapılan adres araştırmalarının da sonuçsuz kaldığı anlaşılmıştır. 4.Mim Yaprak İş Ortaklığı İşletmesi çalışanları tanıklar ... ve ...'in beyanları dosya arasında mevcuttur. 5.21.05.2012 tarihli TÜBİTAK - MAM analiz sonuçlarına göre numunelerin ulusal marker seviyelerinin geçersiz olduğu, white spirit, yağ ve motorin karışımından oluştuğu belirlenmiştir. 6.Sanığa ait adlî sicil kaydı dosya arasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanığın Temyiz İsteği Yönünden Adlî sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1.Sanığın eyleminin 5015 sayılı Kanun'un ek 5 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı gözetilmeden, hakkında lehe düzenleme içermeyen 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası gereğince hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Kanun'un Ek 5 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun'un ek 5 ... maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile de aynı düzenlemenin korunduğu anlaşılmaktadır. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlenmesinden sonra 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca uygulama yapılması ve yine aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ile 5 ... maddesinin ikinci fıkrasının da uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 3.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. 4.Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V.KARAR A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Keçiborlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2012/38 Esas, 2015/189 Karar sayılı kararına yönelik Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanığın Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Keçiborlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2012/38 Esas, 2015/189 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.