Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/8499 E. 2013/10710 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/8499
- Karar No
- 2013/10710
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre sanık müdafıinin duruşma talebinin REDDİNE, 1-29.01.1990 gün ve 20417 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 399 sayılı KHK'nin 3771 sayılı yasanın 3.maddesiyle yeniden düzenlenen 1l/b maddesinde; KİT personelinin, teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların paralarına karşı işledikleri suçlardan dolayı memur sayılarak haklarında 765 sayılı TCK'nun 2. kitap üçüncü ve altıncı bablarındaki hükümlerin uygulanacağı kurala bağlanmış ve buna bağlı olarak Halk Bankası personelinin banka parasını mal edinmesinin diğer koşulların oluşması halinde zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22/11.maddesi yollamasıyla anılan banka personelinin zimmet suçlarında daha ağır hükümler taşıyan 765 sayılı TCK'nun 202.maddesinin uygulanması gerekeceği kabul edilmiş ise de; 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanunun 1.maddesinin 5.bendinde belirtilen 399 sayılı KHK'nin bankalar hakkında uygulanmayacağına dair hüküm uyarınca TCK'nun uygulanması açısından memur sayılma olanağı bulunmayan Halk Bankası personellerinin Türk Ceza Kanununda yazılı zimmet suçunu işleyemeyeceği, Dairemizce de sonradan benimsenen Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun 08.02.2005 gün ve 2005/146-7 ve 04.05.2010 gün ve 2009/7-223 esas, 2010/104 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; sanık hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3. maddesi ile 5411 sayılı Bankalar Kanununun 160. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak, lehe olan yasa hükümleri uygulanarak hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden uygulama yeri bulunmayan 765 sayılı TCK'nun 202.maddesindeki eylemine karşılık geldiği gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nun 247.maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- 26.12.2003 gün ve 25328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/4.madde ve fıkrasını değiştiren 5020 sayılı yasanın 26.maddesinin 1.fıkrasının 2.bendinde "22. maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer Ağır Ceza Mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir." hükmü getirilmiştir. Bu değişiklik uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile yukarıda belirtilen suçlardan dolayı açılan davalara bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2. ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. HSYK'nun 15.1.2004 gün ve 2 sayılı Kararı, 610 sayılı kararı kaldırarak İstanbul için 8. Ağır Ceza, diğer iller için 2 no'lu ağır ceza mahkemeleri ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirilmiştir. 01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 164.maddesinde de 4389 sayılı yasanın, 5020 sayılı yasanın 26.maddesi ile değişik 24/4.maddesindeki düzenlemenin korunduğu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da HSYK.nun 29.12.2003 gün ve 610 sayılı, 15.04.2004 gün ve 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 1'inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verildiğinden dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin gerekmesi Yasaya aykırı, Kabule göre de; 3- 5271 sayılı CMK.nun 5560, 5728 ve 6008 sayılı yasalar ile değişik 231.maddesinin 5, 6 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7.maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 15.05.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.