Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/31470 E. 2013/8347 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/31470
- Karar No
- 2013/8347
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Suç tarihine göre, sanığın eylemi 5607 sayılı Yasa'nın 3/5. maddesinde öngörülen kaçakçılık suçunu ve sigaraların bandrolsüz olmaları nedeniyle aynı zamanda 5762 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan, 5237 sayılı TCK.nun 44. maddesi uyarınca sanığın 4733 sayılı yasanın 03.04.2008 gün ve 5752 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişik 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1) 5237 sayılı TCK.nun 58/7. maddesinde, mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtileceği öngörülmüştür. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 4.fıkrasında "Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler." 5.fıkrasında "Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır" 6.fıkrasında "Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir." hükümleri mevcuttur. Bu yasal düzenlemeler karşısında, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK.nun 58/7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca infazı kısıtlayacak şekilde denetimli serbestlik tedbiri süresinin de gösterilmesi, 2) Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük idaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin bendin ve tekerrürle ilgili fıkrada yazılı "sanık hakkında cezanın infazından sonra 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," ibarelerinin hükümden çıkarılması ile sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.04.2013 günü 1 no'lu bozma için oybirliği, 2 no'lu bozma için oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 18157 sayı ve 22.07.2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen "zararın giderilmediği" gerekçesiyle ayrıca CMK 231/9.fıkraya göre tazminatın denetim süresince de giderilmesi mümkün olduğundan CMK 231.maddenin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması yerine çoğunluğun verdiği tenkit ve 2 no'lu düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.