Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/24513 E. 2012/25631 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/24513
- Karar No
- 2012/25631
- Karar Tarihi
Üçüncü veya üçten fazla alkollü araç kullanmak eyleminden dolayı ... hakkında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5.maddesi uyarınca 3.600,00 Türk Lirası idari para cezası uygulanmasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10/10/2011 tarihli ve 2011/4986-4618 sayılı idari yaptırım kararını müteakip, sürücü belgesinin 5 yıl süre ile geri alınması talebinin reddine dair ankara 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/03/2012 tarihli ve 2011/4614 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/2012 tarihli ve 2012/273 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 03.09.2012 gün ve 50197 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2012 gün ve KYB. 2012-240402 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsımına göre sanığın alkollü araç kulanma suçunu daha önce 18/05/2010, 15/12/2010 ve 02/09/2010 tarihlerinde olmak üzere üç kez işlendiğinin anlaşılması karşısında, 2918 sayılı Kanun'un 48/5.maddesinde yer alan"...geriye doğru beş yıl içerisinde üç veya daha fazlasında ise, sürücü belgeleri beş yıl süreyle geri alınır..." hükmü uyarınca, mahkemesince sürücü belgesinin 5 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.07.2012 gün ve 2012/273 D.İş sayılı kararının CMK.nun 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 15.10.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5326 sayılı yasanın 3/a bendi "idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir. Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 38/55 sayılı kararında ehliyetin geri alınması hükmünün temyizi kabil ve Yargıtay denetimine tabi olduğuna dair bir başka Genel Kurul Kararı gerekçe olarak gösterilmiştir.5326 sayılı Kabahatler Kanununun 19.maddesi "saklı tutulan hükümler" başlığı altında diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için (a) (b) (c) (d) bentlerinde belirtilen yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili kanunlarda bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır şeklinde düzenlenmiş, (c) bendinde de "Ruhsat veya ehliyetin geri alınması yer almış olup, kabahatler kanununda düzenlenen başvuru ve itirazla ilgili hükümlerin uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir. İzah edilen nedenler karşısında 2918 sayılı yasanın 48.maddesi gereği verilen ehliyetin geri alınması yaptırımı temyize tabi olup asliye cezaya itiraz dilekçesi temyiz dilekçesi olarak görülüp Yargıtaya gönderilmesi gerektiğinden itiraz ile ilgili verilen hüküm hukuken yok hükmünde olduğundan ve sulh ceza kararı da henüz kesinleşmediğinden kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kabule dair kararına katılmıyorum.