Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/24499 E. 2012/25711 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/24499
- Karar No
- 2012/25711
- Karar Tarihi
Üçüncü kez alkollü araç kullanmak eyleminden dolayı ... hakkında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5.maddesi uyarınca Ankara Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce düzenlenen 24/04/2012 tarihli ve H 641674 sayılı trafik suç tutanağı üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25/04/2012 tarihli ve 2012/3905 kabahat, 2012/2091 sayılı idari yaptırım kararıyla 3.600,00 Türk lirası idari yaptırım uygulanmasını müteakip, sürücü belgesinin 5 yıl süre ile geri alınması talebinin reddine dair Ankara 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 03/07/2012 tarihli ve 2012/3692-3692 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/07/2012 tarihli ve 2012/317 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 15.08.2012 gün ve 48109 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2012 gün ve KYB. 2012-231977 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 17/10/2009 tarihinde 1.kez, 30/09/2011 tarihinde 2.kez alkollü araç kullanırken yakalanarak trafik görevlilerince geçici olarak sürücü belgesi geri alınan ...'un, 24/04/2012 tarihinde 3.kez alkollü araç kullanırken yakalanması karşısında, 2918 sayılı Kanun'un 48/5.maddesinde yer alan "Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde, birinci defasında sürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınır ve haklarında 265.300.000 lira para cezası uygulanır, ikinci defasında sürücü belgeleri iki yıl süreyle geri alınır ve haklarında 332.600.000 lira para cezası uygulanır ve bu sürücüler Sağlık Bakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık ve içişleri Bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıyla tamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üç veya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleri beş yıl süreyle geri alınır ve altı aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte 532.600.000 lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca, psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulurlar. Bu değerlendirme ve muayene sonrasında uygun görülenlere, geri alma süresi sonunda sürücü belgeleri iade edilir. Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinin yapılmasına dair esas ve usuller yönetmelikte gösterilir." şeklindeki düzenlemeye nazaran, üç veya üçten fazla alkollü araç kullanma suçlarında karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2012 gün ve 2012/317 Değişik İş sayılı kararının, CMK.nun 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 16.10.2012 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY 5326 sayılı yasanın 3/a bendi "idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir. Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 38/55 sayılı kararında ehliyetin geri alınması hükmünün temyizi kabil ve Yargıtay denetimine tabi olduğuna dair bir başka Genel Kurul Kararı gerekçe olarak gösterilmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 19.maddesi "saklı tutulan hükümler" başlığı altında diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için (a) (b) (c) (d) bentlerinde belirtilen yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili kanunlarda bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır şeklinde düzenlenmiş, (c) bendinde de "Ruhsat veya ehliyetin geri alınması yer almış olup, kabahatler kanununda düzenlenen başvuru ve itirazla ilgili hükümlerin uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir. İzah edilen nedenler karşısında 2918 sayılı yasanın 48.maddesi gereği verilen ehliyetin geri alınması yaptırımı temyize tabi olup asliye cezaya itiraz dilekçesi temyiz dilekçesi olarak görülüp Yargıtaya gönderilmesi gerektiğinden itiraz ile ilgili verilen hüküm hukuken yok hükmünde olduğundan ve sulh ceza kararı da henüz kesinleşmediğinden kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kabule dair kararına katılmıyorum.