Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/21852 E. 2012/25848 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2012/21852
Karar No
2012/25848
Karar Tarihi

İki ayrı firar suçundan sanık ... hakkındaki cezaların 15 ay hapis cezası olarak toplanmasına dair Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesinin 21.02.2011 tarihli ve 2010/166 esas, 2011/61 sayılı içtima kararının infazı sırasında, hükümlü tarafından yapılan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/4 maddesi uyarınca mahkûmiyet süresinin geriye kalan yarısını kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilmesi talebinin reddine dair Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesini 18.04.2011 tarihli ve 2011/244 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile 5275 sayılı Kanun'un 105/4. maddesi uyarınca hükümlünün mahkûmiyet süresinin geriye kalan yarısını kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına ilişkin Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2011 tarihli ve 2011/375 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 08.06.2012 gün ve 34394 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2012 gün ve KYB. 2012-168059 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66. maddesinde tanımı yapılan firar suçunun, yalnızca asker şahıslar tarafından ve askeri sadakat görevinin ihlâli suretiyle işlenebilen ve bu yönüyle sırf askeri suç niteliğinde olması, keza 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca anılan suçlara bakmakla askeri mahkemelerin görevli kılınması ve aynı Kanun'un 254. maddesi gereğince askeri mahkeme tarafından verilen hükmün infazına ilişkin uyuşmazlığın da, hükmü veren askeri mahkemece karara bağlanmasının öngörülmesi karşısında, hükümlünün mahkumiyet süresinin geriye kalan yarısını kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına yönelik talebi hakkında, adliye mahkemelerince bir karar verilemeyeceği, iki ayrı firar suçundan toplam 15 ay mahkûmiyet kararı veren askeri mahkemelerce bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde işin esasına girilerek kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 5329 sayılı Yasa ile eklenen ek 8.maddenin 2.fıkrasında yer alan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi yasağının cezanın infazını düzenleyen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/4.maddesi uyarınca cezanın yarısının iyi halli geçirilmesi ve hükümlünün istemi üzerine verilebilecek olan kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına dair kararları kapsamadığı, bu düzenlemenin infaz hukuku ile ilgili olup seçenek yaptırım olmadığı, aksine infaz usulü olarak düzenlendiği anlaşıldığı, 353 sayılı yasanın 254.maddesinde ise mahsup, içtima, mahkumiyet hükmünün yorumlanması veya çektirilecek cezanın hesabında duraksamaya ilişkin durumlarda hükmü veren askeri mahkemeden bir karar alınması gerektiği ve hükümlünün cezasının yarısını tamamladıktan sonra geri kalan kısmını karar tarihinde yürürlükte bulunan 5275 sayılı yasanın 105/4.maddesi uyarınca kamuya yararlı işte çalıştırılmak suretiyle çektirilmesine ilişkin kararların mahsup, içtima, mahkumiyet hükmünün yorumlanması veya çektirilecek cezanın hesabında duraksamaya ilişkin hususlardan olmadığı anlaşıldığından bu nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemleri yerinde görülmediğinden REDDİNE, 18.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/21852, K. 2012/25848, T. 18.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2012-21852-e-2012-25848-k-edc5b64456b8