Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/18820 E. 2012/25846 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/18820
- Karar No
- 2012/25846
- Karar Tarihi
İzin tecavüzü suçundan sanık ...'in, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-B, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Van Askeri Mahkemesinin 27/07/2009 tarihli ve 2009/1449 esas, 2009/1053 sayılı kararının infazı sırasında hükümlü tarafından yapılan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun'un 105/4. maddesi uyarınca mahkumiyet süresinin geriye kalan yarısı süresince kamuya yararlı bir iste çalıştırılmasına karar verilmesi talebinin kabulüne dair Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/09/2011 tarihli ve 2011/813 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 29/11/2011 tarihli vc 2011/1205 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 07.05.2012 gün ve 27110 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2012 gün ve KYB. 2012-132613 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun 244/1. maddesinde yer alan, "Askeri mahkemelerce verilen ceza hükümleri, kesinleşmedikçe yerine getirilmez. Bu Kanunda ve Askeri Ceza Kanununda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde cezalar ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesinde, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanunun ilgili hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na 5329 sayılı Kanun'la eklenen ek 8. maddenin 2. fıkrasında yer alan, "Sırf askeri suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile ön ödeme hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sırf askeri suç olan izin tecavüzü suçundan verilen hapis cezasının, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun'un 105/4. maddesine göre infaz edilemeyeceği, aksi halde kısa süreli hapis cezalarının yargılama aşamasında seçenek yaptırıma çevrilemeyeceğine ilişkin hükmün, infaz aşamasında göz ardı edilerek kanun koyucunun amacının dışına çıkılacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1632 saydı Askeri Ceza Kanunu'nun 5329 sayılı Yasa ile eklenen ek 8.maddenin 2.fıkrasında yer alan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi yasağının cezanın infazını düzenleyen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/4.maddesi uyarınca cezanın yarısının iyi halli geçirilmesi ve hükümlünün istemi üzerine verilebilecek olan kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına dair kararları kapsamadığı, bu düzenlemenin infaz hukuku ile ilgili olup seçenek yaptırım olmadığı, aksine infaz usulü olarak düzenlendiği anlaşıldığından ve bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden REDDİNE, 18.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.