Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/15770 E. 2013/20397 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2012/15770
Karar No
2013/20397
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Sanık ...'un temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, 1- Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı Yasa hükümleri ile 5728 sayılı Yasa ile değişik 5846 sayılı Yasa hükümleri birlikte ele alınıp, 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi uyarınca önceki ve sonraki yasaların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle denetime olanak sağlayacak biçimde lehe olan hükmün belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; 2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında açıklandığı üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nun 231/6-c madde ve bendinde ön koşul olarak belirtilen zarar kavramı kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir - ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup, somut olayda bu nitelikte bir zarar bulunmadığı gözetilmeden, sanığın eylemi nedeniyle verdiği zararı karşılamadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3- TCK'nun 50/2. maddesinde yer alan "Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez." şeklindeki hükme aykırı olarak, seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edildiği halde, bu cezanın paraya çevrilmesi, II- Sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında açıklandığı üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nun 231/6-c madde ve bendinde ön koşul olarak belirtilen zarar kavramı kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir - ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup, somut olayda bu nitelikte bir zarar bulunmadığı gözetilmeden, sanığın eylemi nedeniyle verdiği zararı karşılamadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırı ise de, sanığın sabıka kaydı, CMK'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına objektif koşullar yönünden engel teşkil ettiğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, 1- Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı Yasa hükümleri ile 5728 sayılı Yasa ile değişik 5846 sayılı Yasa hükümleri birlikte ele alınıp, 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi uyarınca önceki ve sonraki yasaların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle denetime olanak sağlayacak biçimde lehe olan hükmün belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; 2- TCK'nun 50/2. maddesinde yer alan "Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez." şeklindeki hükme aykırı olarak, seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edildiği halde, bu cezanın paraya çevrilmesi, Yasaya aykırı, sanık ... ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'nun 325. maddesi uyarınca sanıkların cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/15770, K. 2013/20397, T. 30.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2012-15770-e-2013-20397-k-d6cd2d98bd56