Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2011/6696 E. 2013/11387 K.
Konu: Kaçakçılık, Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/6696
- Karar No
- 2013/11387
- Karar Tarihi
- Konu
- Kaçakçılık, Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kaçakçılık, sahtecilik HÜKÜM : Sanık ... yönünden açılan kamu davasının ölümü nedeniyle düşürülmesine, diğer sanıklar için hükümlülük, beraat Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Suçun işlendiğinin ortaya çıkartılmasına ihbarıyla katkıda bulunan ... suçtan doğrudan doğruya zarar gören konumunda bulunmaması nedeniyle kamu davasına katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından vaki temyiz talebinin 5320 sayılı yasanın 8.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi gereğince REDDİNE II- Katılan vekilinin sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyizinin incelenmesinde: Celbedilen nüfus kaydına göre adı geçen sanığın 13.03.2006 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA III- Sanıklar hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ile sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyizlerinin incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddeleri hükmü uyarınca; sanıklar ... ve ... yüklenen suçların yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının; tüm sanıklar için ise üzerlerine atılı "resmi belgede sahtecilik" suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği tarihlerden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, yerel Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ile sanık ... müdafii ile sanık ... temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322.maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nın 102/4, 104/2; 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE IV-Yerel Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin kaçakçılık suçundan Mersin Serbest Bölge Müdürlüğünde görevli sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Leyla hakkında kurulan beraat hükmünün incelenmesinde: Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre yerel Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA V- Yerel Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin kaçakçılık sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelence; Sanıkların, teşekkül oluşturmak suretiyle serbest bölge işlem formunu sahte olarak düzenleyerek serbest bölgede bulunan eşyayı yurt dışı edildiğinden bahisle Dış Ticaret Müsteşarlığı kayıtlarından düşüm sağlanan eşyayı yasal olmayan yollardan yurda soktukları iddia olunduğuna, serbest bölgeden yurda eşya girişinin gümrük kapısında görevli gümrük memurlarının kontrol ve muayenesine tabi bulunması nedeniyle, eşyanın ancak gümrük kapısı yoluyla yurda girebilecek nitelikte bulunmasından dolayı eylemin gümrük memurlarının iştiraki bulunmadan gerçekleşemeyeceği cihetle, suçun sübutu halinde, sanıkların eylemi, haklarında dava açılmayan ve zamanaşımı süresi dolmuş olması nedeniyle dava açılması da mümkün olmayan gümrük memurları ile birlikte teşekkül halinde kaçakçılık suçunu oluşturacağı ve bu suçun yaptırımının suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasa'nm 27/1-3 maddesinde 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza, 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı Yasa'nın 5/1. maddesinde 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Yasa'nın 3/4 ve 4/1. maddelerinde bu suçun yaptırımının 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasının iki kat artırılması ile birlikte 18 aydan 9 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörülmesi karşısında, 4926 sayılı Yasa'da belirtilen cezanın sanıklar lehine olması nedeniyle, olayda dava zamanaşımının 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen sürelere tabi olduğu ve suç tarihinden itibaren karar tarihinde anılan maddelerde düzenlenen zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği gözetilerek, yargılamaya devamla sanıkların hukuki durumlarının birlikte tayin ve takdiri yerine, eylemin toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, yerel Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.