Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2010/7980 E. 2013/14345 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/7980
- Karar No
- 2013/14345
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne, ertelemeye, denetim süresine tabi tutulmasına ve müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın işyerinde ve deposunda yapılan arama sonucunda dava konusu eşyalara el konulduğu halde tekrar bu eşyalardan temin ederek satışa sunması tutanak tarihleri arasında geçen süre de gözetildiğinde sanığın suç işleme kararını yenileyerek hareket ettiği sabit olduğundan, eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğu kabul edilerek 5846 sayılı yasaya muhalefet suçundan 4 kez cezalandırılması yerine, hatalı gerekçe ile hakkında TCK.nun 43.maddesinin uygulanmasına karar verilmesi, 1-Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53/1.maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaya karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Suçun niteliği itibariyle giderilmesi gereken maddi bir zarar bulunmadığı halde sabıkasız olan ve dosyaya olumsuz kişiliği yansımayan sanık hakkında ilerde suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaate ulaşılarak verilen cezanın ertelenmesine rağmen "sanık hakkında takdiren 5271 sayılı CMK.nun 231/5.maddesinin uygulanmamasına" şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca cezada kazanılmış hak gözetilerek BOZULMASINA, 17.06.2013 günü 1 nolu bozmaya oybirliğiyle, 2 nolu bozmaya oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) KARŞI OY Sanığın 11.05.2008 ve 13.05.2008 tarihlerinde işlediği suçlar iki gün gibi kısa bir aralıkla işlenmiş olup, ilk işlenilen 03.01.2008 tarihli suçun iddianamesi daha sonra işlenen suçların iddianamesinden daha sonra 12.09.2008 de suç tarihinden 8 ay gibi uzun bir zaman sonra yazıldığı da gözetilerek sanık yanıltılmış olup, 5237 sayılı yasanın 43.maddesinin uygulamasının doğru olduğu, dolayısıyla her birinin ayrı suç olmasına dair çoğunluk görüşü kabul edilemez. Dairemize gelen dosyalarda aynı suçtan 50-60 kez yakalananlar olup, bu sanıkların 50-60 sene ile cezalandırılmaları hakkaniyete uygun olmayacaktır. Ayrıca CMK.nun 231.maddesinin uygulanmaması sanığın birden fazla suç işlemesi nedeniyle uygulanmadığı halde erteleme hükmü sanığın sabıkalı olmamasına ve duruşmadaki olumlu tavrı nedeniyle uygulanmış olup, gerekçelerde çelişki yoktur. Çelişki var sayılsa dahi sanığın dört kez aynı suçu işlemesi nedeniyle ertelemeye karar verilmemesi gerekirdi. Ancak aleyhe temyiz yoktur. İzah edilen nedenlerle çoğunluğun 2 nolu bozma nedenine katılmıyorum. Muhalif Üye KARŞI OY Sanığın üzerine atılı suçun mağduru kamudur. Sanık aynı suç kastıyla eylemini sürdürmektedir. Hakkında dört kez tutanak düzenlenmesine karşın, tüm tutanaklarda ilgili iddianameler en son tutanaktan sonra düzenlenmiş ve sanık hukuki anlamda işlediği suçun mahiyetiyle bu iddianamelerle yüzleşmiş, bu süreç yaklaşık dört ay sürmüştür. Bu nedenle sanığın tüm eylemlerini aynı suç kararından hareketle gerçekleştirdiğine ilişkin mahkeme kabulü yerinde olduğundan, sayın çoğunluğun bu hususla ilgili bozma kararına katılmıyorum.