Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2010/6725 E. 2013/16665 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/6725
- Karar No
- 2013/16665
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 sayılı Yasaya muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Sanık ..., sanık ... müdafii ile katılan vekilinin adı geçen sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık ..., sanık ... müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II-Katılan vekilinin sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar ... ve ...'ün Bulgaristan'dan gelerek Kapıkule Gümrük sahasına girmeleri üzerine, içerisinde bulundukları araçta yapılan kontroller sonucunda dava konusu ithali izne tabi kullanılmış torna elmas uçlarının ele geçirilmesi nedeniyle, sanık ...'in kardeşi olan ... ile telefonla temasa geçerek olayı anlatması, bunun üzerine...in de önceden tanıdığı gümrük muhafaza şube müdürü sanık ...'yı telefonla arayarak ondan yardım istemesi, olay gün ve saatinde görevli olmayan sanık ...'nın akşam saat 20.00 sıralarında Edirne’den Kapıkule’ye gelip, konuyla ilgili olarak Kapıkule Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğü’nde görevli nöbetçi müdür yardımcısı olan sanık ... ile görüşmesi, olayla ilgili nasıl bir işlem yapılması gerektiği konusunda karar verme konumunda bulunan sanık ... ile muayene memuru sanık ...'ın sanıklar ... ve ... haklarında kaçakçılık suçundan işlem başlatılmasını sağlamak yerine, olayın geçiştirilmesi amacıyla hareket etmeleri, bu kapsamda sanık ...'ın 4458 sayılı Yasa'nın 241. maddesi uyarınca 105,30 TL tutarında usulsüzlük cezası uyguladıktan sonra, TASİŞ ambarına alınan eşyanın teslim ve yurt dışı edilmesine göz yumması şeklinde gelişen olayda; Sanığın eyleminin, diğer sanıklar ... ve ...'ı görevi kötüye kullanma suçuna azmettirme kapsamında kaldığı gözetilerek cezalandırılması yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle, yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, III-Sanık ..., sanık ... müdafii ile katılan vekilinin adı geçen sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, 1-4926 sayılı Yasa'nın 34. maddesinde öngörülen 30 günlük yasal ön-ödeme süresi beklenmeksizin iddianame düzenlenerek dava açıldığı ve 4926 sayılı Yasa'nın 34. maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, ön-ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sırasında tarafsız bilirkişinin belirlediği CIF değer üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılan gümrüklenmiş değer esas alınmak suretiyle sanıklara ayrı ayrı gümrüklenmiş değerinin 4,5 katı üzerinden müteselsilen sorumlu olmak üzere ön-ödeme önerisi tebliğ edildikten sonra; Sanıkların yasal süresi içerisinde ön-ödeme önerisinin gereklerini yerine getirmemeleri halinde; 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı Yasa'nın sanıklar lehine olabileceği gözetilerek; Olaya, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun ilgili bütün hükümleri uygulanarak, elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus da tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; 2-İddianame ile müsaderesine karar verilmesi talep edilen nakil vasıtası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ..., sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.