Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2010/2765 E. 2013/49 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/2765
- Karar No
- 2013/49
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne, ertelemeye, denetim süresine tabi tutulmasına Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-29.01.1990 gün 20417 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 399 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 3771 sayılı yasanın 3. maddesiyle yeniden düzenlenen 11/b maddesinde; KİT personelinin, teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların paralarına karşı işledikleri suçlardan dolayı memur sayılarak haklarında 765 sayılı TCK.nun 2 inci kitap üçüncü ve altıncı bablarındaki hükümlerin uygulanacağı kurala bağlanmış ve buna bağlı olarak T.C Ziraat Bankası personelinin banka parasını mal edilmesinin diğer koşulların oluşması halinde zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22/11 maddesi yollamasıyla anılan banka personelinin zimmet suçlarında daha ağır hükümler taşıyan 765 sayılı TCK 202. maddesinin uygulanması gerekeceği kabul edilmişi ise de; 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı kanunun 1. maddesinin 5. bendinde belirtilen 399 sayılı kanun hükmünde kararnamenin bankalar hakkında uygulanmayacağına dair hüküm uyarınca Türk Ceza Kanununun uygulanması açısından memur sayılma olanağı bulunmayan T.C Ziraat Bankası personelinin Türk Ceza Kanununda yazılı zimmet suçunu işleyemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun 08.02.2005 gün ve 5-146-7 sayılı kararında da belirtildiği üzere sanık hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3 maddesi yerine, uygulama yeri bulunmayan 765 sayılı TCK.nun 202. maddesindeki eylemine karşılık geldiği gerekçesiyle 5237 sayılı TCK 247.maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; 5271 sayılı CMK.nun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, aynı maddenin 6.fıkrası gereğince "sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olup olmadığı, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilip giderilmediği" hususlarını irdeleyen gerekçeye dayandırılması gerektiği cihetle, öncelikle CMK.nun 231/7. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığının değerlendirilmesi, anılan hükmün uygulanmaması halinde TCK.nun 50 ve 51 .maddelerinin tartışılması gerektiği halde "sanık hakkında TCK.nun 51. maddesine göre ertelemeye ilişkin hükümler tatbik edildiğinden" biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK.nun 325. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.