Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2010/14001 E. 2012/376 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/14001
- Karar No
- 2012/376
- Karar Tarihi
1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun'a aykırılık suçundan sanık ...'nın anılan Kanun'un 25/2, 33/son maddeleri gereğince 153.637 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.1992 tarihli ve 1992/29-143 sayılı ilamına ilişkin adli sicil arşiv kaydının silinmesine dair aynı Mahkemenin 12.05.2010 tarihli ve 1992/29-143 sayılı ek kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 09.11.2010 gün ve 68194 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2010 gün ve KYB. 2010-289613 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin, suç tarihi itibarıyla aynı Kanun'un yürürlük tarihinden önceki kayıtların silinmesine ilişkin koşulları düzenlemiş olduğundan, adı geçenin mahkumiyetine konu kaydın da bu kapsamda olduğu, dolayısıyla mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 8. maddesinde belirtilen şartlar oluştuğunda, silinmesi mümkün suçlara ilişkin adli sicil kayıtlarının mahkemelerce verilen silme kararlarına istinaden veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyon tarafından adli sicil kaydından çıkartıldığı, madde metinlerinde "affa uğramış olsalar bile" ibaresi bulunan, başta Anayasanın 76. maddesi ile özel kanunlarda (2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu'nun 11. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 7. maddesi vb. gibi) sayılan suç ve cezaların ise 5352 sayılı Kanun'un 10. maddesine istinaden, istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı Kanun'un 12. maddesinde sayılan şartlar dışında silinmesine yasal olanak bulunmadığı, bu bağlamda; adı geçenin silmeye konu suçunun, Anayasa'nın 76. maddesinde sayılan suçlardan olması sebebiyle bahse konu kaydın mevzuat gereği adli sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alındığı ve arşiv kaydının da silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Tarsus 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.5.2010 gün ve 1992/29-143 sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 18.01.2012 günü oybirliğiyle karar yerildi.