Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/303 E. 2011/2783 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/303
- Karar No
- 2011/2783
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : 4320 sayılı yasaya aykırılık, tehdit, sövme, eşe karşı müessir fiil HÜKÜM : 4320 sayılı yasaya aykırılık ve tehdit suçlarından beraat, diğer suçlardan hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Sanık hakkında eşe karşı etkili eylem suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre 21.07.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasa'nın 3/B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK'nun 305/1-2. maddeleri uyarınca hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412. sayılı Yasa'nın 317. maddesi uyarınca katılan vekilinin temyiz inceleme isteğinin REDDİNE, ... ve ...'ın karşı oyları ve oyçokluğuyla, 2- Katılan vekilinin, sanık hakkında tehdit ve iki ayrı 4320 sayılı Yasa'ya muhalefet suçlarından ayrı ayrı kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Zamanaşımını kesen son işlem olan her bir suç yönünden ayrı ayrı savunmanın alındığı 27.05.2005 tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli zamanaşımı süresi tamamlanmış olduğundan, sanık hakkında tehdit ve iki ayrı 4320 sayılı Yasa'ya muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan madde uyarınca sanık hakkındaki sözü edilen kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, 3- Katılan vekilinin, sanık hakkında sövme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükümden sonra, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasa'nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231.maddesinin 5 ve 14.fıkraları uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasının olanaklı hale gelmesi ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasa'nın 7.maddesi ile bir cümle eklenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nun 7.maddesi gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanarak sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 22.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) KARŞI OY Her ne kadar Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.05.1994/97-126; 19.09.2006/180-195; 21.06.2005/61-82 ve 24.03.2009/237-71 gün ve sayılı kararlarında belirtildiği üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığı hüküm tarihindeki yasal düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle belirlenmesinin gerektiği savunulabilirse de; Anayasa Mahkemesinin 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren 23.07.2009 tarihli ve 2006/65-2009/114 sayılı kararıyla 1412 sayılı CMUK.nun 305/1.maddesindeki temyiz edilebilirliğe sınır getirilmesine ilişkin kuralın iptal edilmesi nedeniyle iptal kararının yürürlüğe girdiği anda yürürlüğe giren usul kuralı nedeniyle temyiz yeteneğinin belirlenmesinin gerekmesi ve inceleme tarihindeki 1412 sayılı yasanın 305.maddesine göre mahkumiyet kararlarının temyiz edilebilirliği bakımından sınır bulunmadığından ve inceleme tarihine göre kararın verilebilecek cezanın nevi ve miktarına bakılmaksızın temyiz edilebilir olduğunu düşündüğümüzden sayın çoğunluğun temyiz isteğinin reddi kararına katılmamaktayız.