Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/16783 E. 2010/5829 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/16783
- Karar No
- 2010/5829
- Karar Tarihi
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa aykırı davranmaktan kabahatliler ..., ... ve ... hakkında, aynı Kanunun 3/9, 4/2.maddeleri gereğince ayrı ayrı 439.513,72 yeni Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmalarına dair Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 21.08.2007 tarihli ve 2007/685 kabahat, 2007/850 sayılı idari yaptırım kararına vaki itirazlar üzerine, kabahatli ...'ın itirazının kabulüne ilişkin Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.09.2008 tarihli ve 2007/1299 müteferrik sayılı kararı ile kabahatliler ... ve ...'ın itirazlarının reddine dair Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.01.2008 tarihli ve 2007/1464 müteferrik sayılı kararına İtirazın reddine ilişkin Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2008 tarihli ve 2008/569-641 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 01.09.2009 gün ve 48497 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2009 gün ve KYB. 2009/205402 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Tüm dosya kapsamına göre, adı geçenler hakkında 5607 sayılı kanunun 3/9.maddesi gereğince eyleme konu eşyanın 146.503,24 Yeni Türk lirası olarak tespit edilen gümrüklenmiş değerinin iki katı olan 293.006,48 Yeni Türk lirası idari para cezası belirlenip, aynı kanunun 4/2.maddesi uyarınca eylemi üç kişi birlikte işlediklerinden belirlenen ceza yarı oranında artırılmak suretiyle 439.509,72 Yeni Türk lirası idari para cezası ve yargılama gideri olan 4,00 Yeni Türk lirasının toplamı olan 439.513,72 Yeni Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de, kabahatli ...`ın söz konusu idari para cezasına karşı yaptığı itirazının Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.09.2008 tarihli ve 2007/1299 müteferrik sayılı kararı ile kabulüne ilişkin kararın kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, eylemi üç kişinin birlikte işlediklerinden bahsedilemeyeceğinden, 5607 sayılı kanunun 3/9.maddesi gereğince verilen cezanın aynı kanunun 4/2.maddesi uyarınca yarı oranında artırılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre suçlar ve kabahatler hakkında yapılan düzenlemeler ile kendine özgü yargılama ve yasa yolları getirilmiştir. 5271 sayılı CMK.nın 309.maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yasa yolu suçlar için öngörülmüş olup, anılan yasanın 267-271.maddeleri kapsamındaki kararlara karşı başvurulabilen yasa yoludur. Kabahatler Kanunu genel hükümleri düzenlerken ihtiyaç duyduğu konularda 5271 sayılı yasaya atıfta bulunduğu halde, verilen kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolları düzenlemesinde, 5271 sayılı CMK.nın 309.maddesinde yer alan kanun yararına bozma yoluna gidilebileceğine dair bir atıfta bulunmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 gün ve 2010/33 E. – 2010/58 K. sayılı kararı uyarınca Kabahatler Kanunu kapsamında verilen kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 07.04.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.