Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/11344 E. 2013/19880 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2009/11344
Karar No
2013/19880
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Hükümlülüğe Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca; Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet; Mudinin yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet; Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet; sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır. Yukarıda anılan hususlar dikkate alınarak, imzaları taklit edilen banka müşterilerinin hesap kartonlarındaki imzaları ile sanık tarafından düzenlenen belgelerdeki imzalar karşılaştırılarak, iğfal kabiliyetinin ve eylemin nitelikli zimmet olup olmadığı hususunda dosyanın, aralarında grafoloji uzmanın da bulunduğu, üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir ceza hukukçusu öğretim görevlisi, ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek, nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit nitelikli zimmet olup olmadıkları tespit edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yetersiz bilirkişi raporuna itibarla, tüm eylemler basit zimmet kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun 08.02.2005 gün ve 2005/146-7 ve 04.05.2010 gün ve 2009/7-223 esas, 2010/104 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; 29.01.1990 gün ve 20417 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 399 sayılı KHK'nin 3771 sayılı yasanın 3.maddesiyle yeniden düzenlenen 11/b maddesinde; KİT personelinin, teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların paralarına karşı işledikleri suçlardan dolayı memur sayılarak haklarında 765 sayılı TCK'nun 2. kitap üçüncü ve altıncı bablarındaki hükümlerin uygulanacağı kurala bağlanmış ve buna bağlı olarak Ziraat Bankası personelinin banka parasını mal edinmesinin diğer koşulların oluşması halinde zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22/11.maddesi yollamasıyla anılan banka personelinin zimmet suçlarında daha ağır hükümler taşıyan 765 sayılı TCK'nun 202.maddesinin uygulanması gerekeceği kabul edilmiş ise de; 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanunun 1.maddesinin 5.bendinde belirtilen 399 sayılı KHK'nin bankalar hakkında uygulanmayacağına dair hüküm uyarınca TCK'nın uygulanması açısından memur sayılma olanağı bulunmayan Ziraat Bankası personellerinin Türk Ceza Kanununda yazılı zimmet suçunu işleyemeyeceği gözetilerek, sanık hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3. maddesi ile 5411 sayılı Bankalar Kanununun 160. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak, lehe olan yasa hükümleri uygulanarak hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, uygulama yeri bulunmayan 765 sayılı TCK'nun 202.maddesindeki eylemine karşılık geldiği gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nun 247.maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/11344, K. 2013/19880, T. 21.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2009-11344-e-2013-19880-k-fa594975875e