Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/10763 E. 2012/24943 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/10763
- Karar No
- 2012/24943
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 4389 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Hükmolunan cezanın süresine ve yasal bulunulmasına nazaran sanık müdafiilerinin duruşmalı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine, 1- Dosyada mevcut 20.09.2004 günlü müfettiş raporu ve ekleri fotokopi olup aslı ya da onaylı örnekleri getirtilmeden hükme esas alınması, 2-Sanığın görevi gereği hesaplardan para çekmeye, yatırmaya, zilyetliği kendisine devredilmiş olan banka parası üzerinde koruma ve denetim görevi olup olmadığına ilişkin görev tanım belgesinin denetime olanak verecek şekilde getirtilerek zimmet suçunun faili olup olmayacağı saptanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 3- Dışbank Kuşadası Şubesinde nakit işlemler uzman yardımcısı olarak çalışan sanığın, bir kısım müşteri hesaplarından tediye fişi olmaksızın mudilerin talimat ve bilgileri dışında hesaplarından para çekmek ile ayrıca ATM sorumlusu olan sanığın, ATM'ye para yükleme sırasında; ATM kasasından çıkan efektif tutarlarını şube kasasına devrederken eksik tutarlı fişler düzenleyerek muhasebeleştirdiği aradaki farkı zimmete geçirmek şeklindeki eylemleri, banka içi kayıtlarla ve rutin denetimlerle ortaya çıkarılabilecek nitelikte olduklarından basit zimmet suçunu oluşturduğu halde nitelikli zimmet olarak kabul edilmesi, 4- 5271 sayılı CMK'nun 2.maddesindeki “Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi, ifade eder" ve 5411 sayılı yasanın 162. maddesindeki "Bu kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, Kurum ya da Fon tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır" şeklindeki düzenlemeler karşısında soruşturmaya yetkili organın Cumhuriyet başsavcılıkları olduğu sanığın, Cumhuriyet başsavcılığına şikayet tarihi sonrasında fakat iddianamenin düzenlenmesinden önce bankanın zararını ödediği anlaşıldığından 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/5. fıkrasına göre "Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir" hükmü dikkate alınarak indirimin bu madde kapsamında değerlendirilmesinin gerektiğinin gözetilmemesi, 5- Mal edinilen dövizlerin zimmete geçirilme tarihleri itibariyle geçerli olan TC Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanması yerine, gerekçede nasıl hesaplandığı anlaşılmayan tutarın esas alınması, 6-Sanığa 5411 sayılı Yasanın 160/2.maddesinin ikinci cümlesinde öngörüldüğü şekilde hürriyeti bağlayıcı ceza tayin edilerek, takdir edilecek gün para cezasının, (teselsül hariç) artırım ve indirime tabi tutulduktan sonra 5237 sayılı TCK'nun 52.maddesindeki esaslara göre tayin edilecek sonuç adli para cezasının nitelikli zimmet suçu nedeni ile oluşan banka zararının 3 katına çıkartılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde para cezası tayini, Yasaya aykırı, sanık müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı yasanın 8.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.