Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/7416 E. 2011/18076 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/7416
- Karar No
- 2011/18076
- Karar Tarihi
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye aykırı davranmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.04.2007 tarihli ve 2007/32674 soruşturma, 2007/62021 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair, mercii Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 31.08.2007 tarihli ve 2007/1423 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 13.03.2008 gün ve 15424 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2008 gün ve KYB. 2008-70066 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, otomobil tamir ve bakım işlerinin yapıldığı şüpheliye ait ... Otomotiv Ltd. Şti. ünvanlı işyerinde, müşteki adına tescilli Wolkswagen A.G., Seat S.A. ve Audi A.G. markalarının ve logolarının kullanılmak suretiyle yetkili servis imajı yaratılarak haksız rekabet oluşturulduğu ve marka ihlaline sebep olunduğu iddiasıyla yapılan şikayet üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, adı geçen iş yerinde müştekiye ait Wolkswagen marka ve logolu döşeme naylonu, paspas, cant göbeği ve cant kapaklarının bulunduğu, numuneler alındığı, fotoğrafların çekildiği, şüphelinin bu işyerinde Wolkswagen, Audi ve Seat marka araçları tamir ettiğine dair ışıklı tabelalar ve yazıların bulunduğu, işyerinin özel servis olduğunun açıkça ve görülebilecek yerde kapı girişinin üstünde yazılı olduğunun belirlendiği, ancak hukuk bilirkişisi Avukat Sevgi Mermerci'den alınan raporda, şüphelinin işyerinde bulunan pano, ışıklı levha, kartvizit ve servis aracı üzerinde yer alan müştekilere ait markaların kullanılmasının, ticari alanda yaptığı işi tasvir etmek niyeti ile dürüstçe kullanma olduğu, 556 sayılı Kararnamenin 12. maddesi kapsamında bulunduğu, marka ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmesi sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanunun 170/2. maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet Savcısının dava açmasının zorunlu olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek diğer deliller değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Mahkemenin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan dolayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 27.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.