Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/5994 E. 2010/15694 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/5994
- Karar No
- 2010/15694
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi DAVA : CMK 141 - 144 maddeleri gereği haksız el koyma ve tazminat HÜKÜM : Davanın reddine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yüzüne karşı usulüne uygun olarak 27.9.2007 günü tefhim edilen hükmü yasal süresinden sonra 05.10.2007 tarihinde hükmü temyiz etmiş bulunan davacı vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı y.asanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesı uyarınca REDDİ ile davalı hazine vekilinin temyizine göre yapılan incelemede, 12.04.2004 olan el koyma tarihine göre 5320 sayılı yasanın 6/2.maddesi uyarınca uygulanması gereken 466 sayılı yasanın 2/1.maddesinde, sadece 1.maddede yazılı sebeplerle zarara uğrayanların bu kanun kapsamında ağır ceza mahkemelerinde dava açabileceği düzenlendiğinden ve 1.maddesinde sayılan işlemlerden birine maruz kalmayan davacının davasına konu ve haksız fiil niteliğinde olan eylem nedeniyle hukuk mahkemelerinde dava açabileceği nazara alınarak görevsizlik ve talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken davanın esastan incelenmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.11.2010 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 466 sayılı Kanunun 1.maddesinde, usule aykırı olarak yakalanan veya tutuklanan, Kanun dairesinde yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına veyahut beraatlerine veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen; mahkum olup da tutuklu kaldığı süre hükümlülük süresinden fazla olan veya tutuklandıktan sonra sadece para cezasına mahkum edilen kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar için bu kanun hükümleri dairesinde uğradıkları her türlü zararın tazminini isteyebilecekleri düzenlenmiştir. Anılan yasada haksız el koyma nedeniyle dava açılabileceğine dair bir hüküm bulunmadığından ve dava dilekçesinin konusu olan talep ağır ceza mahkemesinin görevine girmediğinden davanın reddi gerekir. Çünkü HUMK'da tazminat davası açmanın usul ve esasları belirlenmiştir. Hukuk mahkemesinde dava açılması harca tabidir. Mahkemenin gerekli görmesi halinde dosyayı isteyip inceleme yetkisinin de bulunduğu gözetildiğinde ağır ceza mahkemesinin görevli olmaması nedeniyle davanın reddine karar vermesi gerektiği bu nedenle de izah ettiğimiz gerekçe uyarınca sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanması düşüncesiyle çoğunluğun "görevsizlik ve talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi" gerektiği yönündeki bozma düşüncesine katılmıyoruz. Muhalif Üye Muhalif Üye ...