Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/19262 E. 2011/17720 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2008/19262
Karar No
2011/17720
Karar Tarihi

7478 sayılı Köy İçme Suları Hakkında Kanun'a aykırı davranmak suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun'un 16/1, 16/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52/2.maddeleri gereğince 793,00 ve 500,00 yeni Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair NİZİP Sulh Ceza Mahkemesinin 23.06.2008 tarihli ve 2007/396 esas, 2008/347 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 21.11.2008 gün ve 58308 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2008 gün ve KYB. 2008-256315 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 1-Dosya kapsamında bulunan Çevre ve Orman Bakanlığı DSİ 20.Bölge Müdürlüğü 202.Şube Müdürlüğünün 25.01.2008 tarihli ve 8549 sayılı yazısıyla, Dazhüyük köyü içme suyunun DSİ tarafından yapılmadığının bildirilmiş olması karşısında, 7478 sayılı Kanun'un uygulanabilmesi için içme suyu tesisinin DSİ veya onun yerine geçen kamu kurumunun yapması gerekmekte olup sanığın müdahalede bulunup ahırına su götürdüğü köy içme suyu şebekesinin Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün vaziyet planına göre yapılıp yapılmadığı ve hangi yasaya göre ve hangi kuruluş tarafından yapıldığı da araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 2-7478 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun'la değiştirilmeden önceki 16/1.maddesinde "bir kimse evvelce veya bu kanun hükümlerine göre meydana getirilmiş olan içme su tesislerini her ne suretle olursa olsun tahrip veya imha eder veya bozar yahut bunlara zarar verir yahut tesis edilmiş nizamı bozarsa üç aydan iki seneye kadar hapis ve (200) Liradan (1.500) Liraya kadar ağır para cezasına mahkum edilir" hükmü bulunmakta olup, mahkemece asgari hadden ceza tayin edilerek maddede belirtilen 200 Lira, 2857 yeni Türk Lirası adli para cezasına yükseltilmiş ise de, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5.maddesinde yer alan "Bu kanunlarda Türk Ceza Kanununda belirlenen cezalar sistemine uygun değişik yapılıncaya kadar, (...) alt veya üst sınırlar arasında uygulama yapılmasını gerektirir nitelikteki adli para cezalarında cezanın alt sınırı dörtyüzellimilyon, üst sınırı yüzmilyar Türk Lirası olarak uygulanır. Bu fıkra hükümleri, nispi nitelikteki adli para cezaları hakkında uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında para cezasının 450,00 yeni Türk Lirası olması ve indirimlerin de bu miktar üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin olunmasında, 3-Kayden 10.10.1990 doğumlu olup, suçun işlendiği 23.06.2008 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3.maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Kanun Yararına Bozma talebinin 1 nolu bendine ilişkin olarak yapılan incelemede; 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır. Mahkeme tarafından kanıtlar yeterli görülüp takdir edilerek verilen karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, II-Talebin 2 ve 3 nolu bendine ilişkin olarak yapılan incelemeye gelince; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Nizip Sulh Ceza Mahkemesinin 23.06.2008 gün ve 2007/396 Esas 2008/347 Karar sayılı kararının, CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak sanığın suç tarihi itibariyle 7478 sayılı kanunun 16/1.maddesi uyarınca 3 ay hapis 450 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına, 7478 sayılı kanunun 16/2.maddesi uyarınca cezanın 1/3 oranında indirilerek 2 ay hapis ve 300 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK.nun 33/1.maddesi uyarınca cezanın 1/3 oranında indirilerek 1 ay 10 gün hapis ve 200 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK.nun 62.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 1 ay 3 gün hapis ve 166 TL Adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 50/1-a, 50/3 ve 52/1, 2.maddeleri uyarınca günlüğü 20 TL'den hesaplanarak 660 TL Adli para cezasına çevrilmesine, infazın bu şekilde yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 17.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/19262, K. 2011/17720, T. 17.10.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2008-19262-e-2011-17720-k-d05abdc8410d