Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/16782 E. 2011/18075 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/16782
- Karar No
- 2011/18075
- Karar Tarihi
Kaçakçılığa konu eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla satışa arz etmek suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/06/2008 tarihli ve 2008/2683 soruşturma, 2008/2032 esas, 2008/1225 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170.maddesine uygun bulunmadığından bahis1e aynı Kanun'un 174.maddesi gereğince iadesine dair, Manavgat 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 10/06/2008 tarihli ve 2008/417 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Manavgat Ağır Ceza Mahkemesinin 20/06/2008 tarihli ve 2008/1625 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 07.10.2008 gün ve 50300 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2008 gün ve KYB.2008/211726 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Tüm dosya kapsamına göre, Manavgat 1.Asliye Ceza Mahkemesince şüpheliye etkin pişmanlık hükmünden faydalanma imkanı tanınmadan dava açıldığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170.maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1.maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun'un 170/2.maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet Savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet Savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, kaldı ki 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün soruşturma evresi sona erinceye kadar kullanılması halinde sadece cezadan indirim sebebi olduğu, dava açılmasına engel bir durum teşkil etmediği, Cumhuriyet Savcısının şüpheliye etkin pişmanlık hükmünden yararlanıp yararlanmayacağını sorması gibi bir zorunluluğunun bulunmadığı cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden öte yandan CMK.174.maddesi içeriğine göre Cumhuriyet Savcısı tarafından etkin pişmanlık halinin hatırlatılmamasının iddianamenin reddi nedenleri arasında yer almadığı gözetilerek Manavgat Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2008 tarihli ve 2008/1625 değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 27.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.